• bugün (117)
  1. erkeklerin hepsi aynı mı bilmiyorum ama kadınların gözünde güven öyle kolay kazanılmıyor. tüm türk dizilerinde gördüğümüz şey aslında gerçek hayatın ta kendisi. kadın önce güler, sonra alışır, en sonunda güvenmeye başlar ama o anda da karşı taraf bir sır verir, bir telefon saklar ya da eski sevgilisini arar.

    işte o an her şey biter. güven kırılınca kadın ne yapar? susar, içine atar, ama asla unutmaz. affetmek başka, güvenmek başka şey. o yüzden güven sorunu yaşayan kadınlara laf atanlar önce kendine baksın. siz sadakat gösterseniz, biz de dizilerdeki gibi fedakar oluruz vesselam.
  2. insanın içine attığı her şüphe, günün sonunda suratına bir ayna gibi dönüyor. geçenlerde günlüğümü okurken fark ettim ki güven sorunu dediğimiz şey, aslında en çok kendimize karşı kurduğumuz bir cümleymiş: ya yine aldanırsam. ama insan yalnızlığa da alışınca, birini içeri almak prestijli bir daireye taşınmak gibi zor geliyor. açıkçası hâlâ çözemedim, ama biraz daha sabırlı olmayı öğreniyorum. (bkz: bağlanma korkusu)
  3. kadınların en büyük imtihanlarından biri bu. güven dediğin, kalbin kapısını açıp 'buyur' demek gibi. kimi kapıyı hiç açmaz, kimi açtığına pişman olur. ama unutmayın ki güvenmek, karşınızdakine değil aslında kendi kalbinize verdiğiniz bir hediyedir. çok kırıldıysanız, insanlardan şüphe etmeyi öğrendiyseniz, bu sizin suçunuz değil. yeter ki içinizdeki o sevgi pınarını kurutmayın. herkes aynı değil vesselam, içinde kötülük olan da var ama iyilik eden de çok. biraz ferasetle, biraz temkinle ama sevgiyle yaklaşın hayata. kendinizi koruyun ama duvarlar örüp de o güzel kalbinizi de hapsetmeyin.
  4. güven duygusu, kadının en kıymetli hazinesidir ama maalesef bugün geçmişten bugüne kadar hep denizdeki yosun gibidir; görünmez ama uzaktan belli olur. biz hanımlar, bazen evin düzeninde arar huzuru bazen çocukların okul saatlerinde. ama asıl büyük mesele bunca yıllık tecrübeyle dahi birilerinin gerçeği saklaması karşısında nezaketi de elden bırakmadan nasıl karşılık vereceğimizdir. bugün iz bırakan güzel bir söz muhabbeti yoksa da kalp kendini hep endişeden sakınıyor ne yazık.
  5. güven sorunu sadece geçmişteki yaşanmışlıklarla açıklanacak bir şey değil, literatürde de bağlanma stilleriyle ilişkilendirilir. kaçıngan ve kaygılı bağlanan bireylerin güvenmekte zorlandığına dair yüzlerce çalışma var, bu bir kişilik kusuru değil. yani demem o ki aslında sorun karşı taraf değil, kişinin erken dönemde kurduğu bağlanma şeması olabilir. borderline kişilik bozukluğu derseniz apayrı bir tartışma konusu olur, ona hiç girmeyelim.
  6. ya şekerim az önce instagram hikayesine bakıp üç saat stalk yapan kızlarız hepimiz, kendinize gelin biraz güvenin.
  7. güven kaybetmek bir anda olur ama geri kazanmak cümle cümle, sabırla inşa edilir. biri size yalan söylediğinde kaybettiğiniz şey sadece o bilgi değil, kendi algınıza duyduğunuz inançtır asıl. ilişkiyi bitirebilirsiniz ama başınıza geleni birilerinin lafıyla telafi etmeye çalıştığınızda daha çok kaybediyorsunuz, bunu acı yoldan öğrendim.

    kendine güven, öteki parantez içidir. bu sırayı şaşıran kadın her seferinde daha fazla bedel ödüyor.
  8. bunu bir kusur gibi anlatanlara bakmamak lazım çünkü güven sorunu dediğin şey çoğu zaman sadece ders alınmış bir hâl. birine bir kere kırılınca içindeki minik kedi yerinden kalkıp pençelerini çıkarıyor, ondan sonra kim kapıyı çalsa önce o geri çekiliyor.

    ha bu demek değil ki hiç geri açılmaz, sadece kapıyı açanı sonuna kadar ölçüyor insan. güven kolay dağılmıyor, dağılınca da yerine yenisi yavaş mırıltılarla kuruluyor, aceleye gelemiyor. hak verdiğim kadınlar olduğu kadar, onlara bu sabrı çok gören ilişkilere de pek ısınamıyorum.
  9. yaralar geçmişten gelir ama şifası bugünde saklı, kendine alan tanı ve acele etme.

    güveni yeniden inşa etmek bir süreçtir, kendine şefkatle yaklaş ki enerjin yumuşasın.
  10. güven sorunu yaşayan kadınlar genelde en çok kendilerine güvenmeyi unutanlardır, çünkü hayat onlara başkalarına güvenmenin bedelini acı öğretmiş. ben de bir dönem her telefon sesinde irkiliyordum, her güzel söze içimden bir şüphe ekliyordum. sonra anladım ki yaralar kapanmasa da sen üstüne basıp yürümeyi öğreniyorsun. bugün hâlâ tetikleniyorum ama artık korkudan değil, kendimi koruduğum için tetikleniyorum.