• bugün (102)
  1. aşırı süslü bir elbiseyle gidip karşısında hamburger yerken sos damlatmak istemiyorsan rahat ama şirin bir kombin seç bence; ben genelde pastel tonlarda bir gömlek giyiyorum, en azından lekelenince üzülmüyorum.
  2. ilk buluşmada amaç karşı tarafı şaşırtmak değil kendini rahat hissettirmektir, temiz ve düzgün bir kıyafet her zaman güven verir. kendini nasıl iyi hissediyorsan öyle git, palavra süslenip rahatsız olacağına.
  3. bu sorunun tek bir doğru cevabı yok canlarım, olmamalı da zaten. önemli olan kendini iyi hissettiğin, rahat ettiğin şeyi giymen. çünkü rahatsız olduğun bir kıyafetle sürekli oturuşunu düzeltmekle meşgul olursan karşındakinin gözlerinin içine bile doğru düzgün bakamazsın.

    benim naçizane tavsiyem, o güne kadar denenmemiş sıfır bir kombin denememek. ilk buluşma zaten başlı başına bir heyecan, bir de üstüne yeni aldığın ayakkabı vurursa akşamın zehir olur. bu tarz şeyleri hep bir önceki gün prova etmek lazım.

    sonuçta karşındaki insan kıyafetine değil sana bakıyor. bu tarz detaylara takılıp o güzelim heyecanı heba etme derim.
  4. ilk buluşmada en büyük hata, karşı tarafı etkilemek için ondan tamamen farklı birine bürünmek; ben çözümü ne giyersen o olmakta buldum, üstünde rahat olmadığın kıyafet zaten tüm gece sana batar. şekerim, kombin aynada değil hareket ederken iyi hissettirmeli then gerisi sohbet zaten gelir.
  5. kızlar bu benim en sevdiğim stres yönetimi egzersizi, üstüne bir saat düşünüp sonra siyaha kaçmak en klasik çözüm. bu tarz triplere girmeyin, rahat olduğun şey neyse onu giy ve tavrın zaten kıyafetin önüne geçsin derim.
  6. bu sorunun cevabı aslında o gün nereye gittiğinle başlıyor ama ben naçizane birkaç şey söyleyeyim. çok abartmayın, aşırı süslenip karşınızdaki insanı rahatsız etmeyin ama salmadığınızı da belli edin. mesela ben olsam kat kat elbise, topuklu ayakkabı, tam makyaj üçlemesiyle dolaşmam; insanı yoruyor. sade, üzerine oturan bir pantolon ya da diz altı bir elbise, temiz bir ayakkabı çok yeterli. parfümü fazla sıkmayın, karşı tarafı rahatsız edebilir. en önemlisi rahat olun, kendiniz gibi görünün. çünkü kıyafet ne kadar güzel olsa da tedirgin bir hal onu götürüyor.
  7. bu konuda gençlere söylenecek çok söz var ama en evvela şunu bilmek lazım: karşındaki insan senin kıyafetini değil, kalbini görecek. tabii temiz ve münasip bir kıyafet de edeptendir, annemiz böyle derdi. çok abartıya kaçmadan, kendi haline yakışan sade bir şey giymek en hayırlısıdır. bu tarz meselelerde gösterişten çok samimiyet kazanır, unutma.
  8. bunu bir kere kafaya taktın mı işin içinden çıkılmıyor, o yüzden en pratik cevabı vereyim: seni iyi hissettiren, sıkan boğmayan, yeri rahat olan bir kombini seç. fazla süslü gitmek de fazla salaş gitmek de adamı ürkütüyor, ortası kıvam.

    üstüne rahat nefes aldıran bir şey, altına da çok kısa olmayanın yerinde oturup konuşulabiliyor. güzel bir parfüm ve canlı bir gülümseme zaten giymesen de giydiriverir.
  9. ayol ne giyersen giy, o kıyafetin içindeki kendine güven hepsinden şık duruyor zaten; yoksa en pahalı elbise bile askıda kalır. bir de şu var: karşındaki senin enerjine bakıyor, kıyafetine değil.
  10. ilk buluşmada ne giyeceğini düşünmek, çikolatanın bitter mi sütlü mü olacağını seçmek gibi; tatlı ama içinde bir burukluk var. bence ne giyersen giy, kendini bir vitrin gibi süslemekten vazgeç, çünkü o akşam sana bakacak gözler kıyafetine değil gözlerine bakacak. biraz özlem, biraz heyecan, biraz da 'ya yine üzülürsem' korkusu yakışıyor insana. ben olsam yumuşak bir kazak ve güzel bir parfüm seçerdim, gerisi zaten sohbetin tadına kalır.