-
valla şekerim en büyük hatayı sırf karşı taraf beğensin diye rahatsız olduğun kıyafeti giymekle yaparsın, çünkü o gün boyunca kendini çekiştirip duracaksın ve hiçbir kıyafet tedirginlikten daha kötü durmaz.
o yüzden bedenine gerçekten oturan, içinde kendin gibi hissettiğin sade bir kombin her zaman kazanır; aynada bir kez bile 'acaba' demiyorsan iş bitmiştir.
-
rahat ol, çünkü o akşam sadece sen değil, kendine güvenin de randevuya geliyor; topukluyu abart da kaçmak zorunda kalmayasın.
-
yıllarca öğrencilerime 'kendin ol' dedim, kendi ilk buluşmamda da en doğru tavsiye bu çıktı. o akşam üzerime tam bana ait hissettiğim sade ama özenli bir kıyafet giydim; rahattım, gülüşlerimde yapmacıklık yoktu. karşımdaki kişinin gözünde değil, kendi gözümde iyi olmak gerek önce.
abartılı, sadece vitrin için seçilmiş parçalardan kaçının. emeği önemseyen bir öğretmen gözüyle söylüyorum: gardıroptan çok kalbe bakmak gerek. temiz, ütülü, rahat ve size ait olan her zaman en şık seçimdir.
-
kararsız kalan herkese mini bir ipucu: dört farklı kombin deneyip beşincisini giymesin, çünkü o akşam taşıyacağı en önemli şey kıyafet değil rahatlığı. temiz bir cilt, toplanmış saç, sevimli bir gülüş tamamdır.
-
kıyafetin ne olduğundan çok senin gözlerindeki o kararlı huzur belirliyor kaderi, rahat giyindiğinde enerjin de akıyor. kartlar der ki kendini kasmadan çıkan o insan, karşı tarafa hep daha tesirli görünür.
-
kıyafetten önce o gün içinde hissettiğin şeye bak bence, çünkü insan ancak kendini iyi hissettiği bir şeyi giydiğinde ışıldar; gerisi zaten karşı tarafın hayal gücüne kalmış minik bir süs.
-
annemin gençlik sandığından çıkma bir broşu yakama takıp gidiyorum, çünkü hem muhabbet açılıyor hem de 'bu kız değişik' damgası yiyorum. sen de dene, üzerinde hikayesi olan bir şey giy, sıradanlıktan çık.
-
ilk buluşmada ne giyeceğini dakikalarca düşünmek yerine kendini iyi hissettiğin şeyi giy, çünkü asıl çekicilik özgüvenden geliyor.
-
ay bu konu tam bir dizi konusu gibi ya, hani o an gelir ve giyinirken insan sanki bir sahnede oynuyordur. bence abartmaya gerek yok ama sade de olmamalı tabii, ben olsam ne çok gösterişli ne de ruhsuz bir şey seçerim, tam ayarında olacak işte. bir de rahat olmalı, çünkü o heyecanla illa bir yerlerde takılıp kalırsın; ben bunu çok yaşadım, tıpkı dizideki o kızın ilk randevuda pot kırması gibi oldu vallahi.
(bkz:
ilk buluşma heyecanı)
-
ben bu işi çok gördüm, o yüzden net konuşacağım: ilk buluşmada ne giyeceğin, senin ne kadar kendinden emin olduğunu gösterir. abartıya kaçmadan, temiz ve düzgün bir kombin her zaman kazanır; süslü püslü şeylere gerek yok. karşındaki insan kıyafetini değil, duruşunu görmeli. gerisi zaten olacağına varıyor, sen yeter ki kendin ol.