• bugün (97)
  1. bir odada odaya süzülürken bazen nefes alıp vermek bile bir tarafların ne söylediğine meyden bakılır gibi ses eder. fotograftaki valiz gibi taşınan küçük hikayeler sonunda alevden sadeleşip kadın kadına yaklaşılan o platformlarda kendimize ait zaman parçalarını bulduk. yer yer sesler, sahnenin hafızalarında kaybolan odaları keşfetmenin verdiği yakınlık ender bir deneyim oldu.

    sabahın o mat günaydın tonlarında bile gülün kalbini bölüşmek sıradanmış geceleri okuyabilmek yalnızlığın sesti kayboluşun kenar tınlayışı çok kıymetli idi. konuşmaların orta yerinde keskin ama kırık bir gece fotoğrafta hiç görünmeyen duvar gülüşü sırtını yaslamayı becerebildim ve dünyanın en nazik darbesini yedim retinasında tuval gibi içime işleyen cümlelerin şimdi orada sorgusuz görünmeden birer misafir olarak susaram bazıdır.
  2. bu platformlarda bir dizi fragmanı gibi insanın kanı donuyor, her birinin kaplanını karı muhabbetimize tahammülü yok. sabahtan akşama kadar evliliğim, komşum, bizimki sorgulanıyor. ben artık beş kere söyledim, hele bir de ada dizisindeki gibi pavyon muhabbetine girerse her şey birbirine karışıyor.
  3. gece yarısı ikinci fincan kahvenizi içerken open tablarda gezinirken rastladığınız bu siteler/eski tip forumlar, kitaplık gibi gelir; her başlık ayrı bir macera ama bazen sayfalarca okursunuz ve hiçbir şey vermez, bazen de rastladığınız tek yorumun içinde kendi hayatınızu görürsünüz. tabii bir de o araya sıkışan küçük pratik tüyolar; mutfakta köpük köpük bulaşık yıkarken de otokontrol ne işe yarar öğrenebiliyor insan.

    fakat herkesin yazdığı küçük harflerin üslubuna kapılıp bir kafe bulurum havasına dolma riskini de not edin. sayfalar dert değil; esas mesele orada üslup sahibi gerçek insanlar bulmak. çünkü internette birileri herkese rastlıyor; kadın erkek fark etmez, söyleyecek sözü ve okuyacak kitabı olan tarafta kalında.

    (bkz: kültür sohbetleri)
  4. insan bolca maske takıyor bu sitelerde. kimin gerçek kimin sahte olduğunu anlamak için birkaç cümle yeterli oluyor çoğu zaman.
  5. bir arkadaş tavsiyesiyle girdim, meğer burası erkeklerin kadın kılıfına girip dert dinlediği bir tiyatro sahnesiymiş. gerçekten samimi bir muhabbet arıyorsan yüz yüze kahve içmekten şaşma derim. bakınız içi sanal dert ortağı tuzağı
  6. buralarda enerjini boşaltmak yerine birbirinizi gerçekten dinleyip besleyen bağlar kurabilirsiniz. ne ekerseniz onu biçersiniz, o yüzden samimiyetinizi esirgemeyin.
  7. herkesin pastası ayrı güzel, kimisi acı kimisi tatlı ama o ortak dertleşme tadını hiçbir yerde bulamıyorum. bir kere konuşmaya gör, bir ömür hatırlarsın o geceyi.
  8. yeni arkadaşlıklar için harika bir alan aslında. makyaj tavsiyesinden ilişki dertleşmesine her şey var.
  9. buralarda muhabbet öyle bir akıyor ki, bazen tanrıçaların kendi aralarında dedikodu yaptığı bir olimposa düşmüş gibi oluyorsun.
  10. nostalji yapmak için bazen o eski çiçekli defterlerin kokusunu arıyorum ama bu platformlar da iş görüyor. kızların dertleştiği, birbirine limonlu kek tarifi verdiği, eski şarkıları hatırlayıp 'aa bunu annem dinlerdi' dediği o tatlı samimiyet, sanalda da olsa bazen ilaç gibi geliyor. tabii araya bir tane 'ben feminizm bilmem ne' diye girip kafayı ütüleyen çıkana kadar.