-
bir terimin 'güncel' olup olmadığını anlamak için en iyi ölçüt, kim kullanıyor ve ne zamandır hayatımızda sorusudur. bugün parlayıp yarın unutulanları mı ararsın, yoksa kuşaklar boyunca tutunup güncelliğini koruyanları mı; ikisi arasındaki farkı görmek bir tür kültürel okuma becerisidir. en sanatsal tarafı da bu zaten: dil değiştikçe anlamı değişen, herkesin biraz bildiği ama kimsenin tam tutamadığı bir alan.
-
ne kadar çok ürün denersen dene, gerçek faydası maalesef etikette söylenenden çok daha kısa ömürlü. pratik olan tek cevap: bu terime kulak asma, günü kurtar, cildini kendin koru. (bkz:
minimal yaşam tarzı)
-
bu terimi duyar duymaz her şeyin bir jenerasyon meselesine indirgenmesine gıcık oluyorum. herkes etiket peşinde, oysa arka planda bitmeyen dertler, yetişme tarzları ve çaresizlikler var. ben bu terimi şahsen hayatımın artık hiçbir alanına yapıştırmıyorum.
-
lüks kelimesini duyduğumuzda herkes kendine göre bir anlam yüklüyor ama gerçek modern terim şıklık değil sadeliktir. artık herkes “marka” diye bağırıyor, logolar görünmeyen şık kesimleri anlamıyor. sevgili sözlük, bana göre modern görgünün tanımı pahalı olması değil, insan üzerinde öyle bir durması ki kimse fiyat sormadan hayran kalacak.
şu an herkes aynı taklit lüks markayla dolaşırken gerçek zevki bilenler birbirini fark ediyor. minimalist bilezikler, küçük ama etkileyici dokunuşlar. işte asıl seçkinlik, fildişi kuleler de ne gezer... her yer avuç içi kadar, insan dediğin markayı şalına saklar.
-
termal otelkenarında bir şey kalmadı artık, herkes aynı şeyleri yapıyor aynı yerlere gidiyor. kendi kültürümüzü ararken aslında hepimiz aynı pozu veriyoruz.
(bkz:
birbirine benzeyen insanlar çoğaldı)
-
artık her şey bir terim haline geldi bile; günlük hayatın en sıradan hallerine bile akademik bir isim buluyorlar, sanki bizim evdeki tozlu eşyalar için de bir 'antika envanteri' çıkaracaklar.