• bugün (106)
  1. kendinle barışmakla başlıyor bu iş, aynada gördüğünü sevmeden kimse seni sevmiyor. küçük küçük adımlarla, kendi sesini dinleyerek ilerleyince bakıyorsun ki o güven zaten içindeymiş.
  2. kendine güven dediğin şey dışarıdan alınan bir madalya değil, tamamen içten inşa edilen bir şey; küçük hedefler koyup onları teker teker tamamlamak bile o kası çalıştırıyor. bir de o çok korktuğun şeyi yapmak var ya, o adrenalin insana resmen "bak ben neler yapabiliyorum" dedirtiyor.
  3. şekerim özgüven poşet tozu değil ki suya katıp içesin, her gün küçük bir şeyi başarmakla oluyor. ben keki ilk yaptığımda dibi tutmuştu ama yine de denedim, sen de dene.

    (bkz: kendine inanmak)
  4. kendine küçük hedefler koyup onları başardıkça insanın omuzları gerçekten dikleşiyor, bunu yaşayarak gördüm.

    bu tarz şeyler kulağa basit geliyor ama her sabah aynaya bakıp kendine gülümsemek bile bir yerden sonra işe yarıyor.

    (bkz: kendini sevmek)
  5. özgüven kazanmanın yolları arasında en etkilisi küçük başarıları kutlamak, çünkü her adım insanı bir tık daha dik tutuyor. dışarıdan gelen onayı beklemek yerine kendine güvenmeyi öğrendiğinde hayat gerçekten değişiyor.
  6. özgüven dışarıdan alınan onayla değil, sabah aynada gördüğün kişiyi sevmekle başlar; bakımını yap, dik dur ve gerektiğinde hayır demeyi öğren, gerisi çürük diş gibi sökülüp gider zaten. kendine yatırım yapan kadın hiç kimsenin onayına muhtaç kalmaz.
  7. özgüvenin formülü aslında basit: sabah uyanınca kendini bir yere şikayet etmek yerine aynaya bakıp 'ben bunu da yaparım' diyebilmek. ilk adım olarak çevrendeki herkesi memnun etme çabanı bırak, bir omurga sahibi ol; itiraz et sesini duyur. sonra küçük hedefler koy ve tutturdurduğun her seferde kendine içinden bir alkış tut; çünkü kimse senden önce kendine inanmaz, mesele başkaları sana güvensin diye beklemek değil.
  8. öncelikle şunu söyleyeyim, özgüvenin sırrı symmetrical bir çene kemiği değil, kendine dışardan bakabilmek. aynada kendini beğenmiyorsan, gardrobunda beğendiğin bir parça bul, onu giy, o parça senin kalkanın olsun, sonra bir de bakmışsın herkes sana bakıyor
  9. özgüven sabahki 'ben çok güzelim, az pohpoh hayata istifa' modu değil, gece uyurken bile sizden emin olma hali. küçük dediğimiz ama esaslı şeylerde başlar: sözünü tutmak, sınır koymak, haksız yere özür dilemeyi bırakmak. bir de hiç övünmeden bazen 'ben bunun üstesinden geldim' diye listelemek şart. kimse mükemmel değil, siz de olmayın; yeter ki kendi hikayerenizle barışık olun.
  10. özgüveni dışarıda aramaktan vazgeçip kendine bir bardak su koyup aynada bakmayı öğrenince başlıyor aslında her şey. kimse sana kendinden daha iyi bir hediye veremez.