-
ilk kullanımda yüzüm pul pul dökülünce panikledim ama sonrasındaki o pürüzsüzlük hissi her şeye değdi, sabırlı olmak lazım.
-
başlangıçta cildim kızarıp soyulunca paniklasam da iki ay sonunda o cam gibi parlayan cildi görünce dedim ki her şey yolunda.
-
ilk hafta hafif bir kızarıkla başlayıp ikinci haftada hafif bir pullanmaya dönüştü, güzellik uğruna cilt direncim sınandı.
-
bir iç mimar olarak cildim dekorasyon projesi gibi; retinol yüzeyi yenileyen bir boya gibi işte, sonuç güzel ama kuruma yapıyor.
-
ince kırışıklıklarıma karşı başlattığım bu savaşta ilk hafta soyulmalarla başladı. kremi yüzüme sürdükten sonraki o yanma hissi 'iyi ki varsın retinol' dedirtiyor insana. sabırla ilerliyorum bakalım sonuç ne olacak.
-
retinole başladığımdan beri soyulma, kızarıklık derken bir baktım cildim yenilenmiş. pes etmeyen kazanıyor gerçekten.
-
yüzüme sürdükten sonra kendimi sürekli soyunan bir yılan gibi hissetmem bir yana, o ufacık tüpten ne kadar umutlandığımı anlatamam. sabrım tükenmeden sonuçları göreyim diye neredeyse kremi yutmaya başlayacaktım. herkes diyor ki düzenli kullan önce bir soyulma evresi geçir, ama ben o evredeyken aynaya bakıp 'acaba cildim yeni bir hayata mı başlıyor yoksa ben mi yaşlanıyorum' diye düşünmeden edemiyorum.
-
üç hafta kullandım, cildim kiraz gibi parladı ama soyulma anında bir sonbahar ağacına döndüm. şimdi nemlendirici kat kat sürüyorum purim için fedakarlık yapıyorum. (bkz:
retinol başlangıcı)
-
ilk başta cildim isyan etti, kıpkırmızı bir suratla dolaştım. ama pes etmedim, bir süre sonra o görünen değişim başladı. şimdi her gece o serumu sürerken kendimi biraz daha güçlü hissediyorum.