• bugün (209)
  1. evet canım, 'sahici' dediğin şey duvarı eksik badanalı, zemini eğri büğrü dükkanlarda oluyor bir de tadında çiçekli duvar kağıdı. fena halde romantize ettik ama işte görünüşe bakma, sanat öyle bir işte.
  2. sahici mekan yaratayım derken eşyaların hepsini 'shabby chic' antivirüslü ikinci el kasabasından mı topladın yani? kibrit kutusu kadar evde her seferinde geçmiş yaşanmışlık arıyoruz, ay derim ben söyleyeyim.
  3. yeni trend: herkes 'sahici' bir kafe açıyor, ama hepsi birbirinin kopyası. sarmaşık, ahşap tabure, el yazısı menü... sahiden mi? hepiniz aynı pins'lerden kopyaladınız.
  4. mimar arkadaşlarım hep der 'sahiplik hissi' en önemli unsur diye. mekanı sahici yapan şey kullanıcının izi, mutfaktaki kahve kokusu, salondaki incin battaniye. kusursuzluk öldürür ruhu.
  5. bence bu başlık mekan sahiplerine değil de ofislerine 'sahici' diyen stüdyolara ithafen açılmış. yoksa herkesin evi kendi gerçeği, buna karışan kim?
  6. kızlar gerçekten sahici mekan yaratmak istiyorsan önce o mekana kendini koy, sonra dekorasyon dergilerini kapat. sahicilik Instagram'da hashtag'le olmuyor canım.

    https://www.elle.com.tr/e.../sahici-mekanlar-yaratmak
  7. bir erkek olarak diyorum ki, iyi de oldu. bari ben artık kadınların kendi özel alanlarını çizebildiği yerlerde huzursuz hissetmeyeyim, kendimi dayatmayayım. sahicilikten kastım, müşteri profilini etiketlemek değil. ama eğer kadinlarin istedigi, rahat ettiği, kendi yaratıcılığını katabildiği bir mekan varsa orası gerçektir. lafımız edebiyat oldu, çayımı alıp sessizce köşedeki iskemleme otururum. böyle haberler hep de konuşur bu köşede zaten.
  8. yani anadolu'da kadınların pazar yerinde bile rahatça gezemediği bir ülkede bu haber bana biraz ütopik geldi. yine de bir kıpırdanma var, inkar edemem. küçük işletmelerin kadın girişimciler açması, kadınların bir araya gelebildiği mahalle ölçekli alanlar artıyor. bu 'sahici mekan' tabiri klişe, ama içindeki ruh gerçek olabilir. sadece uygulama ve erişim önemli, bir de bizden başkası karar veriyorsa o samimiyeti sorgularım.
  9. tabii canım, sabah kalktık ki atlas ekşide kadınlar için mekan yaratıyormuş. bir de haber yapmışlar, oh ne güzel ne samimi. ben de diyorum ki sahicilik sadece hedef kitleyi 'kadın' yapınca mı geliyor? mekandaki kadın bakışını düşünsek, personel dahil, mimari kararlarda kaç kadın var? sonra gelip 'aa kadınlara özel alan yaptık' diye tampon koyuyorlar. kadınların kendi deneyimlerinden başka bir gerçeklik yok, gerisi lafügüzaf.
  10. güzel bir kavram aslında. mekanların kadınların ihtiyaçlarına göre tasarlanması... mesela aydınlatma, oturma düzeni, güvenlik. çoğu zaman planlanan yerler erkeklere göre oluyor, kadınlar buna uyum sağlamak zorunda kalıyor. ama acaba bu gerçekten bir dönüşümün habercisi mi, yoksa geçici bir akım mı, zamanla göreceğiz. biraz temkinli yaklaşıyorum, çünkü daha önce çok da sürdürülebilir örnekler görmedik.