• bugün (101)
  1. selülit kremi alıp da dizlerine masaj yapa yapa mucize bekleyen herkes bir gün o aynayla yüzleşiyor canım kızlarım. bütçeniz varsa parayı kreme değil masaja ve iğneye verin ya da bol su için az tuz yiyin o daha iyi çünkü krem dediğin popoyu okşar geçer gider.

    kadın bedeni kusur üretim merkezi değildir boşuna kendinize düşman kesilmeyin. yağ hücresi kan dolaşımı ve genetiğin yaptığı işi bir tüpün görüntüsü diye sunmuşlar bize kime ne. açın pencerenizi derin nefes alın bacaklarınız sizi taşıyor ya sen de kendi adına sağlam bas demeden geçmezdim.
  2. kremlerin içindeki kafein ve l-karnitin cilde sürülünce kan dolaşımını bir nebze hızlandırıyor ama selüliti yok etmesi için o bölgenin yağ yakması lazım ki bu da kremle olmaz, sporla olur.
  3. kiloyu verirsin ama selülit o çukurlu manzarasıyla kalır; iki ay kullandım, aynada gördüğüm şey hâlâ ay ışığında dalgalanan bir deniz gibi. kremlerin tek garantili faydası, sabrı ve umudu taze tutmak. (bkz: selülit ile yaşamayı öğrenmek)
  4. kremi sürerken yaptığın masaj kan dolaşımını hızlandırıyor, o yüzden biraz şişlik iniyor ama krem değil masaj yapıyor işi. kalanı tamamen genetik ve su tüketimi, kremlerin vaat ettikleri fotoğraflar ise aydınlatma oyunu.
    (bkz: para tuzağı mı bakım ürünleri)
  5. kısa cevap: vücudunuzu sevin ama mutfağa ve spor salonuna da uğrayın efendim. kremlerin içindeki kafein bileşeni geçici olarak cildi sıkılaştırabiliyor, suyunu atıyor ama yağ hücrelerinin o çukurlu görüntüsü sabahına geri dönüyor. ben kendi adıma denedim; işe yarayan tek şey düzenli nemlendirmek ve canımın çektiği saatlerde o kurabiyeye dua etmek. bu ikilemde maske değil ayna esas sahne, kimse inkâr etmesin.
  6. vallahi canım, ben de çok merak ediyorum bu konuyu. ama sanırım hiçbir kremin mucize etkisi yok, düzenli kullanım ve sağlıklı beslenme her şeyden önemli. yine de denemekten zarar gelmez değil mi.
  7. selülit kreminin işe yaraması için önce o kremi fırça gibi değil, düzenli sürmek lazım. banyo sonrası beş dakika masaj yapmak bile kremden etkili galiba ama insan yine de umutlanıyor.
  8. dürüst olalım, kavanozun üzerindeki fite mea tanrıçası olsa da içindekileri okuyunca kahve telvesi ve gliserin görüyorsunuz. selülit aslında bağ dokusu meselesi, kremle yüzeyi sıkılaştırmak biraz pamuk şekerle diyet yapmaya benziyor. ama şöyle bir gerçek var: masaj yaparak sürünce kan dolaşımı hızlanıyor, birkaç hafta cilt daha pürüzsüz görünüyor. illa ki bir mucize beklemeyin, ama kendinize kafeinli kahve çekirdeği sürmüşken ev halkını da şaşırtmış oluyorsunuz. koskoca bir placebo ile mutlu olmak da var; bence bu aralar en çok öyle kullanıyoruz zaten.
  9. pazarlama bundan iyi bilir, hoşluk hissi bir kremin içeriğinde değil ama yutulan ilandaki doku cüzdanın derininde duruyor. piyasadaki onca seçenekten kaçış vicdanen karışıma çalan şeyler ve gözle görülen de iki haftalık reklam konusu ile kopup süphiyor uzun vadede asıl is ateşten geçmeyen ciklet haline dönmek ve akışlarına uymak kaynaklars akar dengeyle.

    Zaten emik bir kullanıcı üçün yararından çok kafadaki etikete takılı; bremden bakınca kalıcı başarı baştan ‘yok’ demektir, geri kalan bir dilek olduğunu samimiyettes bilirim.
  10. selülit kremi alırken hepimiz bir umutla alıyoruz değil mi? o kavanozun içinde mucize var sanıyoruz. yok arkadaşlar, yok. ben sürdüm, sürdüm, masaj yaptım, o soğuk yapanlardan bile aldım. sonuç mu? hiçbir şey. selülit, vücudun yapısı ve genetikle ilgili, kremle çözülmüyor. ama şunu itiraf edeyim, sürmek bana iyi hissettiriyor. dokunmak, kendime vakit ayırmak iyi geliyor.

    belki de asıl mesele ciltteki görüntüyü tamamen yok etmek değil, kabullenip kendiyle barışık olmak. şu hayatta herkesin bir derdi var, bazılarımızınki de selülit. krem bitince yenisini alır mıyım, bilmiyorum ama sürmenin verdiği ritüel hissi güzel bir şey.