• bugün (127)
  1. kötü kadın olmanın özgürlük olduğunu düşünen biri olarak söylüyorum: eğer sürekli kendini anlatmak zorunda hissediyorsan, karşındaki seni duymuyor demektir. sorunların hepsi senin sınır koyamamandan değil; bazen adamın cidden iletişim yeteneği yok. illa kavga mı etmek lazım? hayır, ama sessiz kalmak da çözüm değil.

    kendi ihtiyaçlarını ön plana al; ilişki iki kişilik, sen fedakarlık yaptıkça o üstüne yatıyorsa, kendine bir iyilik yap. sevgi, ezilmek demek değil; asilik, sınırlarını korumaktır. unutma, mutsuz bir ilişkide kalmak, zaten seni kötü kadın yapmaz; sadece kendine ihanettir.

    (bkz: sağlıklı ilişki sınırları)
  2. şekerim benim, inan ki her gün bir türk dizisinin final bölümü gibi uyanıyorum. sabah kahvaltısında sütü, ekmeği, peyniri önümüze koyar koymaz o bakışlar... üç dakika sakince oturup sonra bir olay, bir fırtına. düşünüyorum da, tıpkı o dizilerdeki gibi; 'beni sevmiyor mu, yoksa aptal mıyım?' derken dolaptan su bile içmemiz ayrı bir drama sebebi oluyor.

    annenin aradığı akşamlar, dost meclislerinde küçük jestler masaya gelmiyor, işin içine muhabbet girmiyor; hep bir sen ben çekişmesi, hep bir ayak diremesi. sırf şu masada yüzük taksan da, çiçek takdim etsen de tamamıyla hallolmayacak şeyler var. ben ağladım, o sustu, sonra biri çıkıp 'söz ver artık ne olursun' dedi. hayatımda ne kadar çok şey aynı dizideki gibi ilerliyor, gördüğüm her sahne beni derinden etkiliyor. ama ne yapalım kader, yarın akşamki bölümde belki anlaşırız.
  3. kızım ben de gençliğimde çok çektim, o yüzden şunu net söyleyeyim: erkekler dense dense anlatmakla anlamaz, susmakla da olmaz. karşındakine hakkını teslim edeceksin ama haksızlığa da boyun eğmeyeceksin, gerekiyorsa sofraya değil konuşmaya oturacaksın, yaradana sığınıp sabırla ama dik durarak çözülür her şey.
  4. her ilişkinin eski bir mobilya gibi bazen silkelenmeye ihtiyacı var, değil mi? ama altından çürümüş bir koltuk çıkar da adam itiraf etmek istemezse, sen o evi satarsın.
  5. sorunların çoğu aslında konuşmamaktan, bir de birbirinize alan açmamaktan kaynaklanıyor. herkes kendi hayatını yaşasın, gerisi hallolur zaten.
  6. gece uyuyamadan düşünüyorum, belki de ben çok büyütüyorum. saçma bir cümle yüzünden saatlerce konuşmuyoruz, o ise bunun farkında bile değil sanki. insan en çok anlaşılmadığını hissettiği an yalnızlaşıyor. belki yarın oturup konuşuruz, belki yine erteleriz ama içimde bir ses bu sorunların aslında sandığımdan daha basit olduğunu söylüyor.
  7. bağ bozumunda üzümü ezmeden şarap olmaz derler, ilişkide de sıkıntılar olmadan olgunlaşma olmuyor. kırk yıllık bağım var, o bağın toprağını tanırım, her asmanın huyu farklıdır. aynen insan gibi. sevgilimle aramızdaki sorunlar da mevsim değişikliği gibi, bazen yağmur çok yağar, bazen kuraklık olur.

    kararım şu: toprağa sabredersen ürün verir, insana sabredersen yol bulur. ama bazı topraklar hiç ürün vermez, emeğine yazık olur. hangi sorunun üzerine gidip hangi sorunu bırakacağını bilmek lazım. ben kırk yıllık bağımdan öğrendim ki bazen en doğru şey, dalı budamak değil, o dalı tamamen kesip yenisini dikmektir. sevgilimle aramızdaki meseleye de öyle bakıyorum, bazı şeyler küçük budama ister, bazıları kökten çözüm.
  8. ilişkideki sorunların çoğu aslında çiftlerin birbirini duymasıyla başlar, çözmekle değil. konuşurken kendi cümlenizi kurmak yerine karşınızdakinin ne hissettiğini anlamaya çalışırsanız, kavganın yarısı daha başlamadan biter diye düşünüyorum.
  9. ilişki uzadıkça bahar çiçeklerinin pozitif coşkusu yerini değişken mevsimlere bırakıyor. bazan en küçük konu fırtınaya dönüyor, ışık açıkken uyumak, bulaşık makinesine bardaklıkların üst üste gelmesi, pazar kahvaltısının rengi gibi. ormanın güzelliği hep birlikte yarattığı ihaleleşmededir ama sevgiliyle arada bir tek başına yürüyüş yapılamaması, yerini herkese danışmadan fincanı çekme huzurunun bozulması hiç acıtmıyor değil. kendime bir ada zihniyeti modeliyorum böyle anlarda, sabır bitkilerini yetiştirmenin sırrı nasitten az su verirsen derin kök salarlarmış. belki sevgili de öyle, araya biraz fazla şefkat değil, sağlıklı bir mesafe koymak istediğimi anlatabilsem bahçemiz kendiliğinden güzelleşecek. şu ana kadar isyan ederken ikimiz de kendimizi o kadar çok açmaya mecbur hissettik ki mevsim nereye evrilecek mevzu hala muzur.
  10. sevgilimle aramdaki sorunlar bazen gecenin köründe yorganın altında saymaktan yorulduğum hesaplar gibi. ben hep bir adım geri çekilip ufayı düzeltmeye çalışırım, ama bazen evin direği kadar sağlam olsan da etrafındaki sessizlik yoruyor insanı.