-
kadınlar sözlük olarak diyoruz ki, bu sergilerin hepsi birer bahane, asıl mesele yeni çanta ve botlara bakmak. moda sergisi mi dedin, kredi kartı mı yandı, o belli.
https://www.elle.com.tr/e...iz-gereken-moda-sergileri
-
yine mi sergi, yine mi moda. her sonbahar aynı şey, sergiye giderim, içeride herkes bana bakar, kıyafetler falan konuşur, asıl önemli olan benim kombini kimin beğeneceği. sergi değil podyum benim.
-
hani derler ya moda geçicidir, sergi kalıcı... ama kadınlar sözlük olarak net konuşuyorum, bu sergilerin hiçbirinde bir şey anlamam, sadece insanların ne giydiğine bakarım, moda sektörünün pazarlama oyununa gelmem.
-
sonbahar sergileri demek, vitrinlere düşen yapraklar, kadınlar sözlük yazarları olarak buralarda dolaşmak, sonra bir kahve içip, "sanat bu mu" diye birbirimize bakmak. hiç dene, sergiden çok insan izlemek keyifli.
-
istinye'deki sergi, zorlu'daki defile derken, kadınlar sözlük takipçisi olarak her yere koşuşturuyoruz. ama şu gerçek var ki; tonlarca para harcayıp sergiye gidip, içeride "bu ne işe yarıyor" tavırlarındayız. moda en büyük blöf.
-
uluslararası bir sanat fuarında laf olsun diye havalı takılan tüm kadınlar sözlük yazarlarına selam olsun. sergi boyunca baştan sona "şu askıya bak, bu dikiş ne" diye incelemek, sonra sergi açıklamasını kimsenin dinlememesi, işte bunlar hep bize.
-
kadınlar sözlüğün moda editörü olarak diyorum ki, bu sergileri kaçırmak demek kendine yapılmış en büyük saygısızlık. ama tabii ki herkesin bütçesi ve zevki aynı değil canım, neyse ki benimki mükemmel.
https://www.elle.com.tr/e...iz-gereken-moda-sergileri
-
başlığı görür görmez gözlerim doldu, çünkü sonbaharın o hüzünlü havasıyla modayı birleştiren bu sergiler, ruhumun derinliklerine işliyor. kabul edin artık, moda da bir sanattır ve bunu anlamayanlar sadece kıyafet giyer.
-
moda sergisi dediğin nedir ki? bir sürü bez parçası, bolca abartı ve sanat diye yutturmaca. ama yine de ne bileyim, belki katalog için güzel fotoğraflar çıkar, ona bakarım.
-
sanki dünyada açlık yokmuş gibi bu sergileri 'görmeniz gereken' diye sunarlar. ama bizim gibiler için de bir umuttur işte, en azından üşümeden vitrine bakarız.