• bugün (108)
  1. düşük fiyatlı ürünler denince hemen yüzünü buruşturuyor millet ama akıllıysan kalitesiz diye diye yıllarca pahalı markalara para dökersin. önemli olan doğru ürünü bulmak, ne kadar ucuz olduğu değil.
  2. bütçe dostu kozmetik denince akla ilk gelen şey artık market reyonları değil, doğru ürünü doğru yerde aramak. bu tarz ürünlerle makyaj yapmak için illa pahalı markalara esir olmak gerekmiyor, biraz araştırma ve sabırla güzel sonuçlar alınabiliyor. bu tarz denemeler insanın yüzüne bir değil, sanki iki kat ışıltı veriyor. bu tarz alışverişlerde dikkat edilmesi gereken tek şey, cilt tipine uygun ürünü seçmek.
  3. pahalı olan her zaman iyi değildir kızlar. önemli olan cildinize uygun ürünü bulmak. ben yıllardır her fiyattan ürün denedim. en çok kalıcılığıyla şaşırtan şeyler genelde uygun fiyatlılardan çıktı. madem başlıyoruz, önce baz ve maskara iyi olsun. göz farında ise bütçeyi zorlamaya gerek yok.
  4. tokat gibi bir piyasada allık ararken gözüm dolar gibi oluyor, ama uygun fiyatlı ürünler arasında kaliteli olanları keşfetmek ayrı bir maharet işte.
  5. drogeriden çıkmadan halledebileceğiniz, hesap kitap yapmadan alabileceğiniz ürünlerin genel adıdır. hepimiz biliyoruz ki pahalı ürün diye tutturmak bir yere kadar, ucuz diye de suratına sürülecek şeyi almamak lazım. altı üstü birkaç lira diye cildinizi yakmayın, kirpik diplerinize çakıl taşı sürmeyin. uygun fiyatlı derken "bedava" ya da "dolaptan düşmüş" demiyoruz, düzgün içerikli ve bütçeyi dağıtmayan ürünler diyoruz.

    bir fondötenin ışıklı durması, bir allığın yanakta mantar gibi ekmek gibi yayılmaması, bir rujun dudağa usulca yerleşmesi için illa kasayı boşaltmaya gerek yok. ey şekerler, cildinizi tanıyın yeter, gerisi gelir.
  6. pahalı ürün iyi ürün sananlara her bütçenin kendi güzelliği olduğunu hatırlatan kategoridir, sonuçta yüzüne kaliteyi değil emeği sürmüyorsan market ürünü bile sana meydan okur. bırak kalıpları, herkes her bütçeyle bakımlı olabilir, güzellik zenginlikte değil bakımda zaten.
  7. uygun fiyatlı ürün diye niyetinden vazgeçmek gerekmiyor, aksine doğru uygulamayla oyunu değiştirirsiniz. gamzeli ruju ya da eczane tarzı rimelleri denemesem de güzel görünen çok müşterim oldu. renk uyumu pahalılıktan önde gelir, zeytin tenliyseniz bronz tonlar naziktir. ölçülü olmak şartıyla ekonomik tercih de zarafeti bozmaz.
  8. rossmann'ın indirim günlerini takip eden bilir, iki yüz liraya tam bir makyaj çantası dizersin şekerim, yeter ki hangi ürünün ne işe yaradığını bil.

    parası çok olan değil, eli alışkın olan güzel görünüyor.
  9. herkes pahalı ürün peşinde ama mutluluk o kadar da pahalı değil. eczane rafında ya da markette çok uygun fiyata bulduğun bir allık, yüzüne verdigi o narin ışıltıyla ortonusuz bir dekor gibi, sade ve şık. baz ürünü fazla parlak olmasın, cilt aydınlık ama yorgun gorunmesin başlıca ölçü; ister mor ürün al şekerim, yeter ki tenin dingin müzeyyen bir hava versin.

    fazla kapatıp tenin nefesini öldüren o performanslı ürünleri sevmiyorum. az ürün, doğru içerik, sadelik en kalıcı estetik çünkü. bir kez uygun fiyata denk geldiğinde stok cekmelisin bence, taz gibi de degil bu arada. ben sürekli alıp deniyorum ama aynada keyifle bakmadıktan sonra fiyatı düşük de olsa kimse çeke(t b)mez.
  10. kızlar, güzel görünmek illa servet dökmek değil, gönlü güzel olan her şeyi güzel yapar. ben yıllardır uygun fiyatlı ürünleri denedim, önemli olan cilde dost olanı seçmek. allık olsun, rimel olsun, kalitesiz olanı süreceğine hiç sürme daha iyi, helal olsun o paraya. neticede yüzünüz bir emanet, onu incitmeden süslemek de bir inceliktir.