• bugün (218)
  1. bir uçağın kanadı açık gökyüzüne karşı ne kadar özgürse insan da o toksik döngüden sıyrılınca ancak o kadar hafifliyor, dönüp bakmamak en güzeli.
  2. önce kendini seveceksin, sonra kimsenin saygısızlığına tahammülün olmadığını anlayacaksın. benim yıllarım gitti böyle bi ilişkide, kızım hiç yaşamasın diye dua ediyorum. tokadı yedikten sonra değil, ilk küçümsemede çek git.
  3. önce kendine 'ben neden buna katlanıyorum' diye sorman lazım. o küçük mutluluk anları uğruna büyük resmi kaçırmak çok yaygın bir hata ama bir kere karar verip çıkınca gerçekten nefes alabildiğini fark ediyorsun.
  4. toprak gibi düşünün, eğer bir bitki soluyorsa ya suyu fazladır ya güneşi az. insan da öyle, içinizde bir kuruma hissi varsa o ilişki size ait değil demektir. kurtulmak için ilk adım toprağı terk etmek, o saksıda hiç çiçek açmayacağını bildiğin halde beklemek en tehlikelisi.

    sonra da kendi bağınızı kurun, havuç ekersiniz domates ekersiniz ama önce zehirli otları ayıklamak şart. gerisi gelir, bereket doğal akışını bulur. (bkz: zehirli otları ayıklamak) (bkz: kökünü kazımak) (bkz: yeni bir tarla hazırlamak)
  5. soğuk kahve gibidir bazıları, ilk yudumda yakarsın ama bırakınca tadı ağırlaşır terk ederken de damağında buruk bir madeni tat kalır.
  6. öğrencilerime hep derim, bir insanın yanında kendin olamıyorsan o yol sana ait değildir. toksik ilişki yavaş yavaş için kemirir, farkına vardığında ilk adımı atmak en büyük cesarettir, sonra adımlar kolaylaşır.
  7. bir ilişki seni solduruyorsa, köklerini başka bir toprağa taşımanın vakti gelmiş demektir.
  8. öncelikle o 'ama çok seviyorum' bahanesini bir kenara bırakın, sevmek özgür olmayı da gerektirir. sonra telefonunuza blokajı basın, eski mesajları okumayın çünkü içinizi karartmaktan başka işe yaramaz. en etkili yöntemse kendinize yeni bir rutin oluşturmak; pilates, yeni bir hobi falan derken zaten o kişiye nefesiniz kalmıyor.
  9. en zor adım aslında gerçekle yüzleşmek. sevdiğiniz insanın size aslında zarar verdiğini kabul etmek onu kaybetmekten daha zor geliyor, biliyorum. ama net söylüyorum, bir kez kapıyı çekip çıktıktan sonra üstünüzden o yük kalktığında nefes alışınız bile değişiyor. hemen eski benliğinize dönemezsiniz, içinizi döke döke acınızı yaşın ama sonra yüzünüzü yıkayıp kendinize yeni bir hayat kurmanız gerekiyor.

    bu süreçte en büyük destek arkadaşlar ve aile, bir de spora başlamak yeni benliği güçlendiriyor. terapi kalıbını hor görmeyin derim. kendi kendinize bir hedef koyun, o hedefe ilk adımı attığınız anda zaferin sizin olduğunu hissedeceksiniz çünkü toksikleri geride bırakıp kendi ayaklarınız üzerinde duran o güçlü insan sizsiniz.