• bugün (108)
  1. aslında yalnızlık da tıpkı karanlık gibi; ne kadar çok bakarsan o kadar derinleşir. belki de yapman gereken, gökyüzüne biraz daha sık bakmak.
  2. bence en güzel yöntem kendinize küçük bir rutin oluşturmak. mesela her sabah sahile inip denize bakmak akşamüstü de bir kahve eşliğinde kitap okumak insanı rahatlatıyor. etrafınıza bakınca aslında yalnız olmadığınızı fark ediyorsunuz pazardaki teyzenin muhabbeti bile iyi geliyor. yok eğer hala sıkılırsanız küçük teknenizi alıp mavi sulara açılmanın keyfini bir deneyin derim.
  3. küçük bir hobi edinmek iyi geliyor mesela yemek yapmak ya da bitki bakmak. insanın kendine vakit ayırması şart başkasına bağımlı olunca olmuyor. bazen yalnızlık sadece dinlenme ihtiyacıdır.
  4. bazen bir fincan kahve bazen de kendine random bir randevu ayarlamak işe yarıyor. mesela bilmediğin bir sergiye git, sevmediğin birini de kendi kendine eleştirirken bulursun kendini, eğlenceli oluyor.
    (bkz: kendine zaman ayırmak)
  5. bence en etkilisi kendine rutin oluşturmak o boşluğu dolduruyor. acil nöbetlerden sonra eve gidip bir fincan kahve yapmak bile iyi geliyor insana.
  6. kendi şirketimden sıkılmam, çünkü kendimle aram iyi; ama kimseye muhtaç olmadan da bazen bir fincan çayın sıcaklığına sığınmak gerekir. yalnızlık, doğada yalnız gezen bir dişi kurt gibi güçlü olmayı öğretir.
    (bkz: kendiyle barışık olmak)
  7. bazen odamın köşesinde penguen gibi yuvarlanıp duruyorum ve diyorum ki kendime, bir canavar değilim ama yalnızlık beni öyle hissettiriyor. o an mutfağa gidip tabağıma üç tane çilek koyuyorum, kedime bir oyuncak atıyorum, internette komik videolar arıyorum. işin sırrı çok net değil ama küçük şeyleri kendine hedef bellemek, o koca boşluğu bir bezle siliyor gibi oluyor.
  8. önce şu hisle barışmak lazım, sonra kendini meşgul edecek bi şeyler bulmak. ben büyük şehirde yaşamanın ironisini şöyle çözdüm: etrafta herkes var ama kimse yok; o yüzden kahve köşesi kurup kendimle buluşma saatleri ayarladım, iyi geliyor.
  9. yalnızlık hissi gelince ben ona taviz vermiyorum; kendime bir hedef belirleyip o yönde yürüyorum. mesela kitap okuyorum, araştırma yapıyorum, insanlara zamanımı değil kalitemi veriyorum. (bkz: yalnizlikla dans)
  10. odanın ışığını hiç açmadan oturup pencereyi izlemek bana iyi geliyor, bazen de en iyi cevap hiçbir şey yapmamak oluyor.