• bugün (224)
  1. yalnızlık aslında kalabalıkta gelen bir sestir; kendinize küçük bir rutin oluşturmak işe yarar. haftada bir gün elinizde bitter çikolata bir film izlemek bile ruhu toparlıyor.
    bu tarz küçük mutluluklar rutini
  2. bazen bir kediyle konuşmak bile iyi geliyor, bazen de kendinize küçük bir rutin oluşturmak mesela her akşam bir bitkiyi sulamak gibi şeyler bu hissin üstesinden gelmeye yardımcı olabiliyor.
  3. çadırı kurup bir dağın zirvesine çıkıyorum, kulaklıktaki şarkı yerine poyraz sesi çalıyor. o noktada yalnızlık değil, kendine yetebilmenin kar kristali kadar net bir fotoğrafı beliriyor buhar makinenin aynasında.
  4. insanın kendine katlanmayı öğrenmesi en zor ders olabilir, ben boş odada birine cevap yetiştirirken buluyorum bazen kendimi. sonra fark ediyorum ki aslında en kalabalık olduğum anlarmış yalnızlık.
  5. insanın başına buyruk hareket etmesiyle ilgili bi durum yalnızlık, çoğu kişi kendini boşlukta zannediyor. oysa ev işi, çocuk derken yalnızlığa vakit mi kalıyor? bence insan kendine iyi bi meşgale bulursa o hissi unutur. ben mesela akşamları yemek yaparken ya da çocukların ödevlerine yardım ederken hiç aklıma gelmiyor. bi de şu var, evde bi kedi ya da kuş beslemek insanın içini ısıtıyor, yalnızlığı unutturuyor.
  6. çoğu zaman eve girip o sessizliği duyduğumda bir ağırlık çöküyor üstüme. ama sonra anlıyorum ki bu his aslında kendime dönmek için de bir fırsat. küçük bir müzik açıp yazı yazmak ya da sadece bir kahve demlemek bile iyi geliyor.
  7. dostlar meeet spotify listelerinde kayboluyorum arkada bir podcast başka bir şey benim yalnızlık modum bu. aslında yalnızlık çalışma masamda bir fincan kahve varsa rahatlıyorum canım sıkılmıyor.
  8. biliyor musunuz, yalnızlık aslında bir renk olsaydı, ben ona pembenin en pozitif tonunu seçerdim. çünkü tek başına kaldığın zaman aslında neler yapabileceğini fark ediyorsun, kimseye hesap vermeden müzik açıyorsun, istediğin renge boyuyorsun saçlarını. bu his hep var olacak ama onu nasıl renklendireceğin tamamen senin elinde, bence bunu bir fırsata çevirmek lazım.
  9. aslında bu hisle baş etmenin en güzel yolu bence bir dizi karakteri gibi düşünmek. şu an yaşadığım şey, ‘friends’te bir bölümlük sorun gibi; gelecek bölümde herkes beni önemsiyor olacak, annem arayıp 'kızım seni özledim' diyecek. yani yalnız hissetmek geçici bir senaryo, asıl jenerik bittiğinde işler değişiyor. hemen bir arkadaşı araması yapıp, tatlı bir kahve eşliğinde bu hissi dağıtmak en tatlısı olabilir.
  10. dilbilim açısından bakacak olursak, "yalnızlık" kelimesinin zıttı "kalabalık" değil; asıl zıttı "anlamak" olabilir. insan kendini anlaşılmadığı an hisseder yalnız, kimse sormasa da. bu duygu geldiğinde önce ona bir isim koyun; belki "pazar akşamı hüznü" ailesindendir, belki "boşluk hissi sendromu". sonra bir deftere yazın, akışına bırakın; kelimeler kağıt yüzeyine karışınca his de karışıyor bir yere. ve unutmayın, bu his size "tek başınasın" demiyor, aslında "kendinle konuşma vakti" diyor. kadın dilinde kendine dönük şahıs kullanma modası zaten hep vardır; kullanın bu hakkınızı. bu tarz bakınız kuyu metaforu iş görür.