• bugün (112)
  1. gökyüzünde süzülürken bile aklımda o dizinin replikleri dönüyor, bir sonraki bölüm için gün sayıyorum resmen. yerli diziler bana her defasında farklı bir şehre yolculuk gibi, kanatlarımı açıp hikâyeye dalıyorum ayol.
  2. bu diziyi izlerken kendimi uzayda gibi hissediyorum, her şey o kadar başka ki. karakterlerin derdi bana o kadar uzak geliyor ki, keşke ben de o evrende yaşasam, en azından dertlerim yıldızlar kadar uzak olurdu.
  3. içinde karasevda olmadan olmaz, sonra istanbul'un boğaz manzarası, bir de arada doğuya gidilir. bizim diziler hep abartılıdır, evler saray gibidir, ama izleriz işte. kimimiz zengin kız-fakir oğlan hikayesine, kimimiz ihanet sahnelerine vurulur. ben asıl aile bağlarının işlendiği sahneleri severim, tıpkı gül kokusunun bir odaya sinmesi gibi o sıcaklık iletiyor bana. elbette eleştirilecek çok tarafı var ama pazar akşamı bir fincan çayla dizinin büyüsüne kapılmak da ayrı güzel.
  4. dün gece bir bölümünü izlerken dedim ki bu senaryoyu ben bile yazarım. her şey çok tahmin edilebilir, kötü adamın kim olduğu daha ilk sahneden belli oluyor. ama yine de izliyoruz işte, ne yapalım, alışkanlık işte. bazı sahneler gerçekten güzel çekilmiş, oyuncular da fena değil ama hikaye işte... bir yerden sonra sıkıyor insanı. bu ara başka bir şey izleyesim var ama ne yazık ki kumanda hep aynı kanalda kalıyor. belki bir sonraki bölümde bir şeyler değişir diye bekliyorum, ama değişmeyeceğini bile bile.
  5. sonunda keyifle, sarmadan izlenebilecek bir yerli dizi geldi. oyuncuların doğallığı, diyalogların zorlama olmaması, fonda dönen ege şarkıları derken bir bölüm bitti bile. tabii bizim içimiz hep huzurlu şeyler izlemekten yana, finale doğru 'aman kesmeyin o havayı' diye içimden geçiriyorum. merakla devdıbını bekliyorum, umarım senaristler de bizim kadar keyif alıyordur.
  6. güzel bir dizi bulunca anlıyorsun ki iyi senaryo ve oyunculuk varsa dekor zaten kendiliğinden uyum yakalıyor. yapımcılar mobilya seçiminde döküntü eşyalardan vazgeçse çok daha izlenir şeyler çıkacak ama işte kolaya kaçıyorlar.
  7. ışıl ışıl istanbul manzaraları eşliğinde bir finana papatya çayı içer gibi izleyesim geliyor. mevsim geçişlerinde eski bir dostun sesi kadar şifalı.
  8. çam kokulu sahneleriyle bir köy hikayesi anlatıyor, dilimiz de toprağımız da tanıdık. içimizi ferahlatan bir huzuru var yeşillikler arasında kaybolup dertlerini unutuyor insan.
  9. dizideki çantayı hemen çıkardılar, instagramda herkes aynı modelle geziyor şimdi; reyting değil reklam derdi bunların.
  10. bir kız gördüm sahilde bir dizide can çekişen oyuncularla ama asıl can çekişen kendi ruhum. hep aynı, iyi kız kazanır, kötü adam kaybeder derken içindeki heves de körelir insanın. yine de bir umut açıyorum akşamları çünkü sıcak çaya eşlik eden bir adet var içten içe.