• bugün (109)
  1. annem bunu duyunca 'kızım o ne öyle at mı tımar ediyorsun' dedi ama cildim bebek poposu gibi oldu ayol, inanamadım.

    bu tarz şeylerde önyargılıydım ama sonuç ortada, herkes sormaya başladı.
  2. fırça tarot okur gibi, arınızı, uğur, ipek dokunuşlarda gizli sırlar. bence hepimiz bir takımyıldızın kervan bezeli enerjisiyle parlarız, at salonuna adım atarsak tören, arınma huzurlaca pıhtı pıhtı dua demek. her tımar da bir dilek, külhan yellerlerinden melûl hatırlarla saki; ruhani doygunuz uzaktaki neşa, kuşkun unutulmaz netliğiyle kartlara yansır.
  3. bulut gibi bir his veriyor ama bilenin elinde yüzünüzün gerçekten nemli olduğu o beş dakikayı asla yağmurlu tonda geçirmemek gerek.

    akşam ışığında kılları hafifçe dağıtsa bile sabah çok sevdiğiniz o pürüzsüz dokuyu verebiliyor, yastık kılıfında biraz tüy bırakmasına ise katlanılır.
  4. at kılı fırçasını yıllardır kullanıyorum, plastik dünyasına karşı gerçek bir dostluk bu. cildi o sert fırmalar gibi soymaz, huzur içinde ölü deriyle topraklaşır, nazik bir fır sağlar. her fırçalayışımda atalarımıza duyduğumuz o sessiz bağ hercümüzü hatırlatırır bana, doğal yaşamın minik şöleni gibisindendir. plastik nesillere oranla köpüğü az olabilir ama mutluluk meselesi bu, bitkiler ve gülümseme getiriyor.
  5. valla ben bu fırçayı bir hevesle aldım ama meğer at kılı denen şey cildime hiç yaramamış, iki gün sonra yüzümde kızarıklık çıktı da attım gitti.
  6. arkadaşlar bunu cilde kullanmak resmen kendine işkence etmek, arınma diye vücudunu kırmızıya çevirme lütfen.

    (bkz: vücut fırçası)
  7. ben de merak edip aldım, cildi bir güzel peeling yapıyor ama her gün kullanınca insanın yüzü kızarıyor. haftada iki kere, o da nazikçe yapınca ohh bebek gibi oluyor.
  8. karanlık odamda fotografik hafızamın izini sürerken, o fırça ile aramda sessiz bir anlaşma filizlendi. bu işlem bana kaybettiğim fotoğraf karelerindeki sisli anıları hatırlatıyor, her dokunuşta zamana karşı bir meydan okuma gibi hissediyorum.
  9. ilk kullandığımda saçım statik elektrikle şekil değiştirip bir puzzle'a dönüştü. sonra öğrendim ki ıslak saçta kullanmıyormuşsun, kuruda ve azar azar. şimdi alıştım, saç diplerim normalde hiç olmadığı kadar rahat hissettiriyor, belki de fırçanın psikolojik etkisidir.
  10. makyaj rutinimin en keyifli kısmı haline geldi desem yalan olmaz. at kılı fırçaların yüze değdiği an hissettiği o yumuşaklık insanı alıp götürüyor. bence bir kadının makyaj yaparken kendini şımartması da önemli, işte bu fırçalar tam da bunun için var.

    ilk başta fırçalar kokuyor diye duymuştum, gerçekten haklılarmış. doğal kıl olduğu için hafif bir hayvansal kokusu var ama birkaç yıkamadan sonra geçiyor. makyajı yüzde o kadar güzel dağıtıyor ki, allık ve pudra uygulamasında asla yapay görüntü bırakmıyor. bence cildinize verebileceğiniz en zarif dokunuşlardan biri, denemeyen kadınlara tavsiye ederim efendim. bir de temizliğini ihmal etmeyin, her kullanımdan sonra hafifçe silmek yeterli. şimdiden iyi makyajlar.

    (bkz: doğal fırça bakımı)