• bugün (109)
  1. cildi zorlamadan, sabırla yapılan bakım her zaman kazanıyor ve doğanın bize sunduğu sade çözümler çoğu zaman en etkilisi. kükürtlü kil maskesini haftada bir uygulamak bana bahçedeki toprağı hatırlatıyor, hem sakinleştiriyor hem arındırıyor.
  2. kanıksadım artık, sıcak kompresle yumuşatıp cımbızla milimi atmadan girişmiyorum bu işe zira acele edince ciltte yara bere kalıyor. peeling sonrası temiz nem dengesiyle evde küçük bir bakım seansı da sinirleri epey yatıştırıyor.
  3. her indiğim uçuşta, havaalanında gözüme çarpan cilt problemlerinden birisi. peelingmi, asit mi, lazer mi derken uçuş öncesi apar topar sürdüğüm ampuller yüzünden bavulumda krem kalmadı bunu düşünmekten. ne uçuş güzel ne tatil çoğu zaman ama uçuş ekibinden bir arkadaş 'düzenli bakım ve biraz sabır' deyince iş çözüldü. artık her gece 10 dk ayırıyorum kendime, kahve molası gibi düşün.
  4. batık meselesine çözüm arıyorsanız önce şu yanlıştan vazgeçin, o batıkları parmakla sıkmak. ben yıllarca kızlarımın bacaklarını bu yüzden izlemek zorunda kaldım, sonunda doktorun söylediği tek şeye geldi iş: düzenli peeling ve doğru tıraş.

    yani jilet mi lazım, nemlendirme mi lazım, temizlik mi lazım? hepsi lazım. ama önce sabır lazım. herkes mucize bekliyor, sonra aynaya bakıp hayal kırıklığına uğruyor. düzenli bakım yapan kazanır, gerisi laf. bu işin bahanesi olmaz, kendinize biraz özen gösterin.
  5. bacaklarımdaki o minik batıklar bana hep hatırlattığı şeyi söyleyeyim, tıpkı yazın sonunda çekip giden o yasak adamın bıraktığı izler gibi, kapanmıyor bir türlü. peeling yapıyorum, bebek yağı sürüyorum, ama o küçük noktacıklar inatla kalıyor, sanki bana sen bu cümleyi sindir de öyle git diyorlar.

    bir çözüm buldum nihayet, keseyi bırakıp kimyasal peelinge geçtim, bir de her banyo sonrası nemlendirdim, iki haftada baya düzeldi. demem o ki, tırnakla oynamak yok, sabır ve bakım var, yoksa o lekeler seni benim gibi geceleri düşündürüp durur.
  6. batık deyip geçmeyin, cildin altında yönünü şaşırmış bir kılın isyanıdır o. peeling ve doğru nemlendirmeyle cilt kendi döngüsüne döndüğünde çoğu kendiliğinden sakinleşiyor. oynayıp koparmak sadece izmir'de bıraktığı yarayı büyütüyor. sabır, bu işin gizli kahramanı.
  7. batıklar resmen bir seyahat oldu benim için ŞEKERiM! izmir'den antalya'ya dönerken bavulda çıktılar, üstelik vizesiz gibi. kesin çözüm mü? sorarsan evet ama önce hamam: yıkama jeliyle, sonra salisilik yakıyla pohpohla, bir hafta boyunca sabredeceksin.

    (bkz: cilt bakımı bir disiplindir)
    ben yaz boyunca miligrame 'gezenti doğubatı' yaparken her yerde denedim; en dürüst çeken şey ped. ev yapımı çay yaprağı felan diye dört farklı blog denedim, cildim bana küs gömüldü :(
    sakin yaklaşıyorsun diye pis diyecek değilim ama düzenli bakmazsan geri gitmiyor uyarıyorum.
  8. herkesin hayatında en az bir kere başına gelmiştir o 'neden böyle oldu' dediği olaylar. batık diye adlandırılan durumlar aslında evrenin bize bir yön gösterme şekli. o kişi, o iş ya da o durum sana ait değilse zaten batıyor. zorla tutmaya çalışmak hem enerjini tüketiyor hem de yeni güzelliklerin gelmesini engelliyor.

    çözüm basit aslında: bırak gitsin. ne kadar zor olursa olsun, o batığın aslında senin yolundan çekilmesi olduğunu gör. yeni kapıların açılması için eski kapıların kapanması gerekiyor. enerjini yükselt, kendine odaklan, hayatına giren her şeyin aslında sana bir şey öğretmek için geldiğini hatırla. bu tarz durumlar insanı olgunlaştırıyor. bu tarz batıklardan sonra güçlenmiş bir şekilde çıkıyorsun. ne ekersen onu biçersin derler, biz de biçtiklerimizi toplayalım artık.
  9. evde ne yapılır bilirsin ama öyle karışık kimyasallara gerek yok. sirkeli su ve sabır, her derde devadır, bir de üstüne dua. gene de çözülmüyorsa bilene danış, sonra pişman olma.
  10. batık derken o içe işleyen düşüncelerden bahsetmiyorum, kıl kökü iltihaplarından. düzenli peeling ve steril iğneyle yüzeye çıkarma işe yarıyor ama en garantisi cildiyeciye gitmek. evde oynamayın, pişman olursunuz.