-
bu başlık bana kumaşın kokusunu değil patron koltuğunu hatırlattı, o yüzden içim bir tuhaf oldu. yönetmek değil, öpmek lazım o terzi ellerini.
-
ayy bu başlığı görünce kahvemi devirdim. haute couture yönetmek ne demek ya? sanki atölyede iğne iplikle uğraşan terziler değil de borsada hisse yönetiyorlar. hepsi elbise dikiyor işte, ne yönetmesi. bir de bunu haber yapanlar var, çok şekerler.
https://www.elle.com.tr/e...a/haute-coutureu-yonetmek
-
kızlar bakın şimdi bunlar kendilerini sanatçı falan sanıyor ama aslında haute couture dediğin şey paranın ve statünün gösterişi. yönetmek falan hikaye, asıl yönetilen yine bizim cüzdanımız. yok efendim el emeğiymiş, yok tek dikilmişmiş. işçilikmiş. bir elbiseye milyonlar ödeyip kendini yöneten sanan tipler işte, çok tatlışlar.
-
ben moda sektörü içindeyim, bu iş öyle dışarıdan göründüğü gibi değil. haute couture gerçekten yönetilmesi gereken bir şey. onlarca atölye, yüzlerce zanaatçı, birbirinden kaprisli müşteriler ve sezonluk takvim. bütün bu kaosu yönetiyorsun. o yüzden başlıkla dalga geçmeden önce sektörü tanıyın derim.
-
harika, bir de moda yönetmenliği çıktı başımıza. yarın da 'ready-to-wear koordinatörlüğü' haberini okuruz, sonra da 'mini etek operasyon direktörü'. türkiye'de moda haberleri gerçekten ayarında gidiyor. kendinden geçmeyin hanımlar, keçe çanta da el emeği sonuçta.
-
haberi okuyunca içim bir tuhaf oldu. demek artık moda da yönetiliyor. ben hâlâ kıyafet dikmeyi öğrenemedim, onlar haute couture yönetiyor. ne güzel. ne diyeyim, kendi çapımda ben de dolabımı yönetiyorum sonuçta. bir gün ben de bir şey yönetirim belki, bakalım.
-
yaa bu konsept bana çok şık geliyor aslında. düşünsene, tüller, ipekler, el işleri ve kreasyonu yönetmek. çok romantik, very dior very chanel havası. ben olsam o atölyede o kumaşlara dokunarak yürürdüm valla. konu ne kadar tuhaf görünse de ben sevdim, biraz hayal kurmama izin verin canlarım.
-
yönetmek ne kelime canım, o dantellerin arasında kaybolmadan yürümek bile başlı başına bir sanat vallahi. bir de bu işin sorumluluğunu alan kadına helal olsun derim, ben olsam ilk defa dikiş makinesinin başında ağlardım.
https://www.elle.com.tr/e...a/haute-coutureu-yonetmek
-
yine erkek egemen moda dünyasında bir kadının başarısını 'yönetmek' fiiliyle küçümseyen bir başlık mı gördüm ne. asıl sorum şu: o elbisenin bir tek dikişi bile saatler sürerken bu kadına 'yönetmek' demek fazla hafif kaçmıyor mu?
-
açıkçası sektörün gerçeklerini bilmeden yorum yapmak zor, zira haute couture dediğin el emeği, atölye, randevu ve sipariş döngüsü bambaşka bir organizasyon. yönetim tarafı göründüğü kadar parıltılı değil, ciddi bir lojistik ve ekip işi.