-
benden söylemesi, kılları makineyle almak sanki pazara gitmek gibidir; acele etme, doğru yeri bul, bir de o acıyı allah'ın günü unutma diye kitap gibi okuyup gidesin, yoksa komşuya rezil olursun.
-
lazer epilasyon başlığı yorum diye açıldıysa benim mahallem burası şekerim, çünkü cümleleriniz kadar tüyler de kışladan çıkmıyor. salon seçiminden önce büyülü sözcükleri netleştirin: buz başlık mı, diyot mu, hangi dalga? cildiniz kadar dile de hassas bakın; her aletin ağzı eğriyse yorum tarafsız olsun gonca. acı yorumlarınıza lafım yok ama bir daha ki seansta ricam, hem kelama hem de topuklarıma yumuşak davranın.
orada iş çabuk bitiyor ama ders çalışır gibi düzenli gitmek gerek, tüy mola verince siz de kaşınmayın fons. lazere sanki bir imla hatası varmış gibi değil, dilediğince konuşulacak dilde bakın; cildinizle kurduğunuz bu zorunlu barışta tıraş yanlış, lazer başka bir telaffuz değil, bir tedbirdir, aman diyorum.
-
lazer epilasyon kararı verirken bedeninize yabancılaşmadan, sadece kendi konforunuz için yapın; dışarıdan gelen 'acıyor mu' baskısıyla değil. seans öncesi kaygınızı bir uzmana anlatmak, süreci sandığınızdan çok daha katlanılır kılıyor.
-
bu işe girerken çok düşündüm aslında, şimdi iyi ki yaptırmışım diyorum, tüy derdi gitti rahatladım. sadece ağda gibi bir iki seansla bitmiyor, sabırla seanslara gitmek lazım. içim rahat olsun dergibi cilt doktoruna, güzel, temiz bir yere gidin derim. sonrasında da güneşten koruyun cildinizi, benim tavsiyem bu kadar, korkulacak bir şey yokmuş.
-
lazer epilasyon konusunda herkesin bir hikayesi var, kimisi çok memnun kimisi pişman. iyi merkez seçmek şart, yoksa hem paranızdan hem zamanınızdan oluyorsunuz. ben iki seans gittim ve gerçekten fark var, pürüzsüz bir cilt insanın kendine güvenini artırıyor. bu tarz bakımlar cilt tipine göre değişiyor, o yüzden uzman bir hekimle ön görüşme yapmadan karar vermeyin derim.
-
lazer epilasyon yorumları okumak bana fal baktırmak gibi geliyor: çoğu kişi aynı sonucu anlatsa da her bünye kendi hikayesini yazıyor. bir alet diyor on seans bitirdi tertemiz, diğeri iki seans sonra tüy kendine başka yol çizdi diyor. ortak nokta: iş bittikten sonra bakımı ihmal eden yanık kalıyor, sabırlı davranan pürüzsüz geziyor.
klinik seçimi, seans aralığı ve cilt tipi sonucu birebir belirliyor; bol bol övgü dizilmiş yorumdan çok 'kaç seans sürdü, hangi cihaz kullanıldı' grubunu okuyun. ciltte beyaz tüye kalkan kaçış planı yapmış olanlara saygıyla söylüyorum: unutmaya başlamadan koşmak gerekiyor.
(bkz:
seans sayısı abartılan bakım türleri)
-
kızlar bu iş tam bir sabır ve bütçe meselesi, seanslar bitmek bilmiyor ama sonuç pürüzsüz olunca değiyor. iyi bir merkez seçmezseniz parayı çöpe atmış olursunuz, iyice araştırın derim.
-
lazer epilasyon seanslarına dair tek net yorumum şu: herkes acı eşiğini anlatıyor ama kimse o buz gibi jelin verdiği şoku anlatmıyor, sanki gizli bir anlaşma var. sonuç temiz mi temiz, yalan yok.
-
vücudunun aydınlatma sistemini ikinci bir ışık hızı hesaplamasıyla çözmesi gibi bir şey, dalga boyu melanini bulup seçiyor ve cilt birkaç seans sonra okyanus kadar pürüzsüz kalıyor. keşke bu teknolojiyi evreni gözlemlemek için de bu kadar hevesle kullanabilsek.
-
nişantaşı'nda oturan biri olarak söylüyorum, lazer epilasyonda ucuz etin yahnisi yavan olur, cildiniz de o yavanlığı size pahalıya ödetir. kaliteli bir klinik ve doğru uzman ellerde bu iş gerçekten lüks bir konfor, yoksa cilt lekeleriyle dermatolog kapısında sıra beklerken aynada kendinize hesap sorarsınız.