• bugün (110)
  1. süngeri gün sonunda sanki bütün günü bin kişiyle geçirmiş gibi düşünelim; gri beta versiyonundan pembe taze kız düzeyine dönmesi gerekiyor. zeytinyağlı jel ile sarı aya, iki dakika çift arayla, sık sık banyo gerekiyorsa bir hafta içinde sıfırdan açılım severim açık mı ah oyku ortada.

    (bkz: rutin yapmazsan makyaj izi kalır)
    temiz görünmesine kanma; por çok kir tutar, elde tutulup bir yere sürten varolun merhametini döver, ötesini görmez senden gizler, ıslak kalan sünger 24 saatte bir koloni haline geri döner zahmet etmeyiniz.
  2. süngeri ıslatıp sabunla ovalamanın masum bir temizlik olduğunu sanıyorsanız bir durun bakalım, o gözenekler sizin cildinize her gün neyi bulaştırıyor hiç düşündünüz mü? haftada bir hafif deterjanla yıkayıp iyice kurutmak, akneyle boğuşmaktan çok daha ucuz bir terapi.
  3. arındırıcının içine bir damla bebek şampuanı koyup süngeri hallaç pamuğu gibi yoğurmak yetiyor, akşamüstü bembeyaz süngere bakınca huzur uçuyor içime.

    (bkz: makyaj süngeri antiparantez)
  4. sevgili kızlar, o bembeyaz süngerin sabah akşam aynı tonda duran halini görünce sözlerim var gerçekten. düzenli yıkanmayan sünger üstünde pürüzsüz makyaj aramak, lekesiz bir anlatının teknik kurallarını yok saymaya benziyor. sabun girdiği kadar, ılık suda bolca yoğurmak gerek bunu, nazik davransan da içindeki kalıntı kalacak muhtemelen. birkaç dakikalık sabrın sonunda cilde ne kaldığı şaşırtıcı derecede okunabilir oluyor.
  5. sabah kahvaltıdan sonra ilk işim o süngeri bir güzel sabunlayıp durulamak, hem hijyen hem de yüzüme değerken içim rahat ediyor. genç kızlara tavsiyem, süngeri asla ıslak bırakmayın, bir gün geliyor insan kendine bakmayı öğreniyor ve en çok da elinin altındaki o küçük şeye özen gösteriyor.
  6. canım benim o süngeri her gün ıslak mendille silmek yetmiyor maalesef, haftada bir sabun ve ılık suyla iyice yıkayıp kurutman lazım yoksa bakteriler yuvalanıp cildine sivilce olarak geri dönüyor.

    hatta uzmanlar anti-bakteriyel sabun öneriyor ama süngerin dağılmasın diye nazikçe sıkıp durulamanı söylüyorlar, kurutmadan kapatırsan da küfleniyor bilgin olsun.
  7. kızlar bu sünger meselesini gerçekten hafife alıyorsunuz. her gün yüzüne sürdüğün şeyi haftada bir yıkamamak ne demek, tıpkı dizilerdeki o entrika gibi sinsi sinsi mikrop biriktiriyor içinde. ben ılık suyla bebe şampuanına bastırıp bastırıp sıkıyorum, köpük simsiyah çıkınca içim bir tuhaf oluyor. sonra havluya bastırıp kurutuyorum ki kimse bana 'sen süngerini yıkamıyorsun' diyemesin, ayıp yani.
  8. aslında süngeri temizlemek kolay da, kendini temizlemek zor işte; sabunla ovdukça pislik çıktıkça belki sünger kadar şansım olsaydı derdim. neyse ki sünger eskise de atılıyor ama bizim yaramız öylece kalıyor.
  9. bu soruyu soranlara ilk öğüdüm şudur: süngeri temizlemek onu kirle yıkamak değil, onu bir nevi yeniden yıkamaktır. sabah suyunu tut, sıvı sabun ya da bebe şampuanla hafifçe ovala, içinden kirli su akıp berrak gelince duru suyla iyice durula ve mendilin üzerine hafifçe basarak suyun fazlasını al. gün batımıyla kurumaya bıraktığın sünger, bitkinin filizlenme sessizliğini hatırlatır; gölgede kurumaya bırak, asla güneşe değil. temiz kalpli bir bitki nasıl topraktan beslenirse, iyi bir sünger de temiz su ve düzenli ilgiyle beslenir. her iki haftada bir bu ritüeli tekrarlarsan, cildine bulaştırdığın kir topraktan değil, kendi elinden olur.
  10. ben bu işi banyoda minik bir ritüele dönüştürdüm, çünkü kirli süngerle makyaj yapmak paslı makasla kağıt kesmeye benziyor. ılık suyun altında bebek şampuanıyla ovunca bütün o fondöten yumrukları akıp gidiyor, geriye tertemiz ve yumuşacık bir sünger kalıyor, insanın içi açılıyor resmen.

    her hafta düzenli yapınca cilt de teşekkür ediyor, sivilce falan hak getire. kuruması için de açık havada bir bardağın içine dikiyorum, ertesi gün pamuk gibi oluyor, bayılıyorum bu küçük mutluluğa.