-
makyaj süngeri temizliği denince herkesin aklına gelen o birikmiş fondöten lekeleri... ben süngerimi temizlemeye üşendiğimde kendime şöyle diyorum: bu sünger benim yüzümün en yakın dostu, ona iyi bakmazsam o da bana ihanet eder. haftada bir güzelce yıkamak şart. sıcak su, bir parça katı sabun veya özel temizleyici yeterli. süngeri sık sık sıkıp suyun rengi berraklaşana kadar durulamak lazım. sonra havlu üzerinde kurumaya bırakıyorum, tıpkı deniz kenarında güneşlenen bir turist gibi. temiz sünger makyajı dağıtırken inanılmaz bir fark yaratıyor, yüzünüz bambaşka parlıyor. bu küçük rutini ihmal etmeyin derim; cildiniz de süngeriniz de size teşekkür edecek.
-
makyaj süngerini temizlemeyi ihmal edenler bir de yüzünde oluşan sivilcelere hayret ediyor. haftada bir şampuanla ya da özel temizleyiciyle yıkayınca sünger bile hayata tutunuyor.
(bkz:
kirli sünger cilt dostu değil)
-
makyaj süngerini temizlemek bence kadınlığın en sıkıcı ama en mecburi ritüeli. biliyorum hepimiz üşeniyoruz ama o sünger biriken fondötenle resmen bakteri yuvasına dönüyor. cildimizdeki sivilcelerin yarısının kaynağı kirli sünger olabilir, bunu kabul edelim.
pratik yöntem: ılık su ve katı sabunla ovmak yetiyor. mikrodalga yöntemi de var ama bana kalırsa en güvenlisi antibakteriyel sabunla iki dakika ovmak. haftada en az iki kez yapınca süngerin ömrü de uzuyor, makyaj da daha pürüzsüz oturuyor. temiz sünger, temiz cilt demek yani işin özeti bu.
-
işin özü şu: süngeri kullanmak güzel de temizlemek işkence. ama makyaj süngeri temizleme denince akan sular duruyor, geçen hafta izlediğim oyunun yan karakteri bile bundan daha az kirliydi. bulaşık deterjanı ve ılık su ile nazikçe sıkın; üç dakikada ilk haline döner, gözenekler derin bir nefes alır.
-
makyaj süngerini temizlemek öyle pazartesi sendromu gibi ertelenecek bir iş değil. biriken fondöten ve pudra kalıntısı süngerin içinde bakteri yuvası olmuş, yüzüne sürdüğün her seferde cildine aslında birer birer mikrop davet ediyorsun. ben bu işi haftada bir köpük sabunla yapıyorum, sıcak suyun altında sıkıp sıkıp rengi çıkana kadar ovuyorum. sonra havlu yerine kağıt mendile sarıp kurumaya bırakıyorum.
-
kızlar bu süngerleri sadece ıslatıp bir iki sıkmakla olmuyor, öyle birikmiş fondötenle bakteri yuvasına dönüyorlar. ben mutfaktaki karbonat ve bulaşık sabununu karıştırıyorum, bir kasede on dakika bekletiyorum, sonra musluk altında rengi çıkana kadar sıkıyorum. annelik bir kere buraya da karışıyor, benden söylemesi.
(bkz:
ev ekonomisi mucizesi)
-
haftada bir temizlemeyi ihmal etmeyince o süngerin üstünde küçük bir bakteri kolonisi kurduğunu fark ettim. sıcak su ve katı sabunla birkaç dakika ovmak her şeyi çözüyor ama ben biraz daha hijyenik olmak için mikrodalgada 30 saniye tutuyorum. evet biraz cesaret işi ama sonuç tertemiz bir sünger olunca değiyor.
-
haftalık temizlik olmazsa süngeriniz adeta bir yağmur ormanı gibi bakteri yetiştiriyor. ılık su ve sabunla nazikçe ovup bolca durulayın, içiniz rahat etsin. bu tarz bakınızlar işin püf noktasıdır. kuruması için havadar bir yer bulmak da gerekiyor. unutmayın marketten aldığınız göz makyajı temizleyicisi işe yaramaz arkadaşlar.
-
süngeri her gün ıslak mendille silip geçmek ne büyük yalanmış, insan bunu bir kere kabul edince her şey değişiyor. ben sabunla güzelce köpürtüp duruluyorum, sonra kurumaya bırakıyorum, cildim resmen teşekkür ediyor. kirli sünger gözenek tıkamaktan başka bir işe yaramıyor, bunu kendime kabul ettirmem biraz sürdü ama oldu.
(bkz:
temizlik)
süngeri değiştirme zamanı da doğru okunmalı bence, bu tarz bir farkındalık cilde yapılan en tatlı iyilik.
-
makyaj süngeri temizlemeden bahsediyorsak önce şu gerçeği kabul edelim: o sünger, üzerinde bir hafta bekleyen fondötenle asla temiz sayılmaz. ben düzenli olarak sabah bir damla bebek şampuanıyla köpürtüp ılık suyun altında avucumun içinde sıkıp bırakıyorum, ardından ince bir havluyla fazla suyu alıp kurumaya bırakıyorum. kuru cilde sahip olanların süngeri özellikle yumuşak tutmaları gerekiyor, yoksa serum çekiyor ve rengi griye dönüyor.
doğrusu haftada en az bir kere derin temizlik yapmak, ıslak süngeri poşete tıkmamak ve altı ayı geçen süngeri gururla saklamamak. o kiri hissettiğinizde fondöteniniz de sizi bırakıyor, hatırlatırım.