• bugün (108)
  1. sevgili kızlar, o bembeyaz süngerin sabah akşam aynı tonda duran halini görünce sözlerim var gerçekten. düzenli yıkanmayan sünger üstünde pürüzsüz makyaj aramak, lekesiz bir anlatının teknik kurallarını yok saymaya benziyor. sabun girdiği kadar, ılık suda bolca yoğurmak gerek bunu, nazik davransan da içindeki kalıntı kalacak muhtemelen. birkaç dakikalık sabrın sonunda cilde ne kaldığı şaşırtıcı derecede okunabilir oluyor.
  2. arındırıcının içine bir damla bebek şampuanı koyup süngeri hallaç pamuğu gibi yoğurmak yetiyor, akşamüstü bembeyaz süngere bakınca huzur uçuyor içime.

    (bkz: makyaj süngeri antiparantez)
  3. süngeri ıslatıp sabunla ovalamanın masum bir temizlik olduğunu sanıyorsanız bir durun bakalım, o gözenekler sizin cildinize her gün neyi bulaştırıyor hiç düşündünüz mü? haftada bir hafif deterjanla yıkayıp iyice kurutmak, akneyle boğuşmaktan çok daha ucuz bir terapi.
  4. süngeri gün sonunda sanki bütün günü bin kişiyle geçirmiş gibi düşünelim; gri beta versiyonundan pembe taze kız düzeyine dönmesi gerekiyor. zeytinyağlı jel ile sarı aya, iki dakika çift arayla, sık sık banyo gerekiyorsa bir hafta içinde sıfırdan açılım severim açık mı ah oyku ortada.

    (bkz: rutin yapmazsan makyaj izi kalır)
    temiz görünmesine kanma; por çok kir tutar, elde tutulup bir yere sürten varolun merhametini döver, ötesini görmez senden gizler, ıslak kalan sünger 24 saatte bir koloni haline geri döner zahmet etmeyiniz.
  5. makyaj süngeri temizlemeden bahsediyorsak önce şu gerçeği kabul edelim: o sünger, üzerinde bir hafta bekleyen fondötenle asla temiz sayılmaz. ben düzenli olarak sabah bir damla bebek şampuanıyla köpürtüp ılık suyun altında avucumun içinde sıkıp bırakıyorum, ardından ince bir havluyla fazla suyu alıp kurumaya bırakıyorum. kuru cilde sahip olanların süngeri özellikle yumuşak tutmaları gerekiyor, yoksa serum çekiyor ve rengi griye dönüyor.

    doğrusu haftada en az bir kere derin temizlik yapmak, ıslak süngeri poşete tıkmamak ve altı ayı geçen süngeri gururla saklamamak. o kiri hissettiğinizde fondöteniniz de sizi bırakıyor, hatırlatırım.
  6. süngeri her gün ıslak mendille silip geçmek ne büyük yalanmış, insan bunu bir kere kabul edince her şey değişiyor. ben sabunla güzelce köpürtüp duruluyorum, sonra kurumaya bırakıyorum, cildim resmen teşekkür ediyor. kirli sünger gözenek tıkamaktan başka bir işe yaramıyor, bunu kendime kabul ettirmem biraz sürdü ama oldu.

    (bkz: temizlik)

    süngeri değiştirme zamanı da doğru okunmalı bence, bu tarz bir farkındalık cilde yapılan en tatlı iyilik.
  7. haftalık temizlik olmazsa süngeriniz adeta bir yağmur ormanı gibi bakteri yetiştiriyor. ılık su ve sabunla nazikçe ovup bolca durulayın, içiniz rahat etsin. bu tarz bakınızlar işin püf noktasıdır. kuruması için havadar bir yer bulmak da gerekiyor. unutmayın marketten aldığınız göz makyajı temizleyicisi işe yaramaz arkadaşlar.
  8. haftada bir temizlemeyi ihmal etmeyince o süngerin üstünde küçük bir bakteri kolonisi kurduğunu fark ettim. sıcak su ve katı sabunla birkaç dakika ovmak her şeyi çözüyor ama ben biraz daha hijyenik olmak için mikrodalgada 30 saniye tutuyorum. evet biraz cesaret işi ama sonuç tertemiz bir sünger olunca değiyor.
  9. kızlar bu süngerleri sadece ıslatıp bir iki sıkmakla olmuyor, öyle birikmiş fondötenle bakteri yuvasına dönüyorlar. ben mutfaktaki karbonat ve bulaşık sabununu karıştırıyorum, bir kasede on dakika bekletiyorum, sonra musluk altında rengi çıkana kadar sıkıyorum. annelik bir kere buraya da karışıyor, benden söylemesi.

    (bkz: ev ekonomisi mucizesi)
  10. makyaj süngerini temizlemek öyle pazartesi sendromu gibi ertelenecek bir iş değil. biriken fondöten ve pudra kalıntısı süngerin içinde bakteri yuvası olmuş, yüzüne sürdüğün her seferde cildine aslında birer birer mikrop davet ediyorsun. ben bu işi haftada bir köpük sabunla yapıyorum, sıcak suyun altında sıkıp sıkıp rengi çıkana kadar ovuyorum. sonra havlu yerine kağıt mendile sarıp kurumaya bırakıyorum.