• bugün (107)
  1. her akşam yatmadan önce iki üç damla sürüp masaj yapıyorum, tırnak etlerim yumuşacık oluyor. küçük ama etkili bir alışkanlık, bu tarz rutinler günlük hayatı güzelleştiriyor.
  2. tırnak bakımı deyince akla ilk gelen şey oje falan sanılıyor ama asıl iş ojeyi çıkardıktan sonra başlıyor. ben yıllarca tırnaklarımın çatlamasından, soyulmasından şikayet ettim, kütikülü kuruyup kanayan eller gördüm çevremde. sonra bir komşum bana küçük bir şişe badem yağı verdi, "her akşam iki damla, ov, sabret" dedi. iki haftada tırnaklarımın etrafındaki o sert deri yumuşadı, tırnağın kendisi de kalınlaşıp güçlendi.

    şimdi evde zeytinyağı, jojoba, hint yağı karıştırıp küçük şişelere dolduruyorum. kız kardeşime veriyorum, komşuma veriyorum, kuzenime veriyorum. bakım sadece kendine yaptığın bir şey değil aslında, birinden gördüğün küçük bir alışkanlık oluyor. bir elden diğerine geçen bir şifa gibi. sabırlı olacaksın, azimli olacaksın, sonra tırnakların sana teşekkür ediyor.
  3. tırnaklarım kışın rüya gibi bir hale bürünsün istiyorsan birkaç damla bakım yağının büyüsü yetiyor. badem ve jojoba karışımı olanlar sanki pırıl pırıl bir peri tozu sürmüşsün gibi parlatıyor. geceleri sürüp minik pamuk eldivenlerle uyumak var ya, işte o küçük ritüel insanı lila bulutların üstünde uyandırıp parmaklarını yıldız gibi gösteriyor.

    bu tarz bakımlar tıpkı bir masal çizimi gibi sabırla güzelleşiyor. düzenli yapınca tırnağın o kopan hüzünlü hali bile nazik bir tebessüme dönüşüyor.
  4. kızlar tırnak yağı dediğin şey resmen tırnakların kaderini değiştiriyor, tıpkı dizide o fakirken bir anda mirasa konan kız gibi parlıyor hepsi. her akşam iki dakika sürsen bile o kırılmalar, o soyulmalar bitiyor, bu tarz bakım yapanlara hep imrenmişimdir. bu tarz düzenli kullanan tırnaklar bebeksi oluyor valla.
  5. elleri zarif gösteren en ince detay bence, bir zamanlar sadece maniküre gidip susamış tırnaklarla dönerdim. jojoba ve badem yağını karıştırıp her akşam yatmadan sürmek işkence gibi görünüyor ama on gün sonra aynaya değil tırnaklarınıza bakacaksınız.
  6. gece yatmadan sürün sabah kalkın bir şey değişmiş mi diye bakın atomu parçalamışsınız gibi sevinin, işte bu da hayatınızın en büyük başarısı, tebrikler.
  7. tırnaklarınızı düzenli yağlamak aklınızın ucundan geçmiyorsa bir sabah bakımsız görüntüsüne şaşırmayın. her şeyde olduğu gibi burada da istikrar sizin en iyi kozmeti iniz.
  8. sınav haftası boyunca tırnaklarımı yiyip bitirdiğim için bu yağlara borçluyum kendimi resmen. küçük bir fırçası var diye lavaboda unutunca nemli kalıyor, vazoyu devirivermişim az önce. yine de kokusu ve parlaklığı insanı kış gününde bile şımartıyor, tavsiyedir.
  9. tırnak bakım yağları son iki yıldır hayatımda ve oje sürmeden dışarı çıkmam sandığım kadar şart değilmiş, bunu bana bunlar öğretti. hindistan cevizi yağı, jojoba, badem yağı üçlüsünden birini seçip her akşam iki dakika masaj yapın, birkaç haftada tırnağın çıkış yönü bile değişiyor. tabi sonra kataloğa bakıp "yüz yıllık zeytinyağı özü" diye on kat fiyata satılanlara gülüyorsunuz. (bkz: doğru bilinen bir yanlış)

    skleroprotein dediğimiz şey keratin, yani tırnak dediğimiz yapı aslında saç gibi ölü bir doku; dolayısıyla dışarıdan verilen nem direkt bünyeye karışmıyor ama çevresindeki deriyi yumuşatıp kırılmayı ciddi azaltıyor. evren ne muhteşem ama önce şu kutikül kenarlarını bir nemlendirsene.
  10. tırnaklarımızın bakımı yöneticiliğin tırnakları kadar güçlü olmaz ama o masada tıkırtı çıkarması için yağ sürmeye devam ediyorum. kesiklere ve gerginliğe duracak bir ürün maalesef henüz yok.