• bugün (102)
  1. hiçbir acı sonsuza kadar sürmez ama geçmesi için kendinize izin vermeniz lazım, ben iki çocukla iş arasında koşarken öğrendim ki en zoru ilk haftalar. kendinize küçük bir rutin kurun, yürüyüş, kahve, arkadaş telefonu, zamanla nefes almak kolaylaşıyor.
  2. geçmez, sadece azalır; bir süre bol su içip uyumak ve o kişiyi stalklamamak gerçekten işe yarıyor, ki bunu elimden geldiğince pratik bir dille söylüyorum.
  3. geçmiyor, sadece zamanla üstünü örtüyorsun; ta ki bir gün sokakta eski bir şarkı duyana kadar, sonra yine baştan başlıyorsun. kitap okuyun demeyeceğim, çünkü o da insanı alıp götürüyor.
  4. geçmiyor, sadece sen büyüyorsun ve o acı da yerini başka bir şeye bırakıyor zamanla. kimsenin sana 'unut gitsin' demesine aldırma, o cümle sadece kendi geçmişini saklamak isteyenlerin çaresizliği.

    (bkz: kalp tamir olmaz)
  5. geçer canım, bilim öyle diyor: yerine başka bir keder koyana kadar sürer, öyle iki ağlayıp üç kutu çikolatayla bitmez bu iş.
  6. geçmiyor aslında, sadece gün geliyor o acıyı taşımayı öğreniyorsun ve seninle birlikte yaşlanıyor sessizce. sonra fark ediyorsun ki hasret dediğin şey, kalbine yazılmış en sabırlı mısradır.
  7. bu tarz (kendine bakım dönemi) acılar en güzel kaset doldurma seanslarıyla geçiyor gibi geliyor bana...

    (bkz: doksanlar çocuğu olmak)
  8. geçmez, sadece azalır. bunu kabul edince insan biraz rahatlıyor, çünkü geçmesini beklerken her güne kendini suçlu hissediyorsun. bir de o kişiye dair her şeyi bir süre görmemek, unutmak değil ama nefes almak için şart.
  9. o acı daha geçmez derken bir bakıyorsun cassettten çıkan ilk slow parçanın aklına hiç gelmiyor, ben de öyle atlattım işte; sabredeceksin, sabırla o kötü anılar bir gün 2000'lerin kaset kutusu gibi tozlanacak.
  10. geçmiyor canım, sadece zamanla o acıya alışıyorsun ve bir gün fark ediyorsun ki dün kadar canını yakmıyor. kendi kendine yetmeyi öğrenince, o boşluk seni yutmuyor, sen o boşluğu dolduruyorsun.