• bugün (107)
  1. kışın elim kuruyunca mecburen market rafında ilk gördüğümü alıyordum ama sonra fark ettim ki iyi bir el kremi gerçekten fark yaratıyor. bu aralar favorim shea bazlı olanlar, hem anında yumuşatıyor hem de yapış yapış his bırakmıyor. sabah evden çıkmadan sürüyorum, gün içinde kahve içerken bile elim yumuşacık oluyor. bu tarz ürünlerde parfüm kokusuna değil de içeriğe bakmak lazım, ne kadar doğal o kadar iyi. yatmadan önce kalın bir tabaka sürüp pamuklu eldivenle uyuyanlar da varmış, bunu deneyince inanamadım gerçekten de etkili. bu arada fiyatları da uçmuş durumda, küçük boylarını deneyip sevdiğinizi büyük almaktan şaşmayın derim. bu tarz bakınızlar her zaman işime yarar, bence herkesin çantasında mutlaka bir tane bulunmalı.
  2. klavye başında geçen saatlerden sonra ellerim kuruyup çatlamaya başladı, mecburen el kremi araştırmasına girdim. parfüm kokulu, yapış yapış bırakan şeyler yerine hızlı emilen ve içinde üre olan bir şey al, oyun oynarken farenin üstünde iz bırakmasın. klişe olacak ama lavanta kokulu olanlar da ruhumu dinlendiriyor, kod yazarken garip bir sakinlik veriyor.
  3. bir el kremi denediniz, elleriniz ipek gibi olmadıysa o krem size göre değil demektir. ben nişantaşı'nda kaliteyi görür görmez anlarım, siz de en yakın eczaneden iyi bir marka alın. ucuz diye her şeye bulaşmayın, elleriniz vitrininiz.
  4. istanbul'da her mevsim bir baska kurutan hava var ya, eller resmen isyan ediyor. benim tavsiyem parfumlu ama yapismayan, cuval gibi agırlastırmayan bir formul. ofiste klavye basında cocuk oyuncagı gibi duran o minik kutulardan alıp her toplantı oncesi surunce, is arkadasların seni bir de 'el bakımlı kadın' olarak kaydediyor. ama dikkat, krem surup hemen telefona dokunmak yok; ekranda yag lekesi bırakırsan o imaj gider.
  5. ellerimize iyi bakmak ibadet gibidir derler ya, kışın çatlayan eller için en iyisi shea yağlı olanlar, gece yatmadan sürüp pamuklu eldivenle uyuyunca sabah bebek gibi oluyor.
  6. el kremleri benim için bir bağımlılık artık, elimi her yıkayışımda
  7. ellerimize iyi bakmak aslında kendimize dokunuşumuzun da bir parçası. gün içinde defalarca yıkadığımız ellere küçük bir bakım rutini eklemek, hem cildimizi hem de motivasyonumuzu besliyor.
  8. el kremi seçerken sadece kokusuna değil de içeriğine bakabilmek büyük meziyet açıkçası. hepimiz işten gelince ellerimiz kupkuru, o an bir krem sürüp geçiyoruz ama önemli olan düzenli kullanmak. bence içinde shea yağı veya gliserin olanlar en mantıklısı, çünkü cildi gerçekten besliyor. bir de küçük boylularını çantada taşımak şart, yoksa bir yerlerde unutup gidiyor.
  9. kışın ellerim çatlamasın diye gece yatmadan zeytinyağı sürüp eldiven geçiriyorum ama işe yaramıyor, yine de alıştım bu fedakarlığa.
  10. kışın kuruyan ellerime bakıp da el kremi alayım dedim ama piyasa o kadar karışık ki insan hangi kremi alacağını şaşırıyor. benim en sevdiğim şey, yoğun nemlendirici olup da yağlı his bırakmayan kremler. özellikle üniversitedeyken müdürümün masasındaki o klasik kremsi kokulu şeyler değil de, daha doğal içerikli olanlar bana iyi geliyor. avon'un nemlendiricileri fena değil mesela, bir de eczanelerde satılan bazı markalar var, onlar gerçekten işe yarıyor. ama şu var: hiçbir kremin mucize yaratmadığını da kabul edelim, sabunla her yıkayışta geri başa dönüyoruz.