-
cildin nefes almasını dilbilgisi kuralları gibi düzenleyen ürünler var ama en samimisi yeşil çay toniği bence. bir de buzdolabında soğutup uygulayınca gözenekler küçük bir itirazla toparlanıyor.
-
gözenekler diye bir derdimiz var, değil mi? koskoca evi çekip çevirirken, çocukların kaygısı, eşin telaşı derken bir de aynada kendini görünce can sıkıntısı. işte o anlarda en iyi gelen şey buz gibi bir tonik. benim gönül rahatlığıyla önereceğim şey; pamuğa döküp yüzü hafif hafif silmek, sonra yanaklarda oluşan o serinlik. bir de içine birkaç damla elma sirkesi damlatırsanız işte o zaman adeta kadınlık drdıbına son. doğal, saf, gösterişsiz ama iş görür.
-
bir arkadaşım the ordinary'nin salisilik asitli toniğine yeminler ediyordu ama ben denemedim, cildim çok hassas diye korktum açıkçası.
-
gözenekleri sıkılaştırmak için benim favorim kil bazlı tonikler, özellikle de evde kendinizin yaptığı şeyler değil; hazır alın ama içinde nişasta filan olmasın. düzenli temizlik yapmazsan hiçbir şey işe yaramaz, o kadar söyleyeyim. eşim bile fark etti yüzümün pürüzsüzleştiğini, gerisi size kalmış.
(bkz:
cilt bakımında düzenin önemi)
-
bir ara kendimi kaptırıp aldım, yüzümü sildim ferahladım ama gözeneklerim hala aynı yerinde duruyordu. bence bu işler biraz da genetik, krem sürmek değil kabullenmek lazım.
-
gözenek küçülten bir tonik aramak bence iyi niyetli bir hayal kırıklığına davetiye çıkarmak kadar naif. tonikler anlık ferahlık verir asıl işi niasinamid gibi serumlar yapar.
(bkz:
niasinamidin gözeneklere etkisi)
-
kızlar gözenekler açılınca yüzümüz saman gibi oluyor, öyle marketten alınan şeyler işe yaramıyor. ben kendi yaptığımı söyleyeyim de bilin: bir şişe maden suyunu kaynatıp soğutun, içine birkaç damla limon ve bir tutam kaya tuzu atın. bu karışım cildi sıkılaştırır, hem de masrafı yok. ama çok beklerseniz ekşir, iki günde bir taze yapın.
(bkz:
ev yapımı tonik tarifi)
ev yapımı tonik tarifi işte böyle şeyler. kimyasal kullanacağınıza bunu deneyin, cildiniz nefes alsın.
-
valla geçen Bangkok'ta bir sokak pazarında denk gelmiştim, şişesi o kadar egzotikti ki direkt kaptım. yeşil çaylı bir şeydi yanılmıyorsam. döndüm geldim bir baktım cildimdeki gözenekler küçülmekle kalmamış, adeta kendini toparlamış. tabi her şeyi abartıp her gün sürünce biraz yakma yaptı ama olsun. cilde hafif bir ferahlık veriyor, sabah kalktığımda yüzüm daha canlı oluyor resmen. tatile çıkacaklara duyurulur.
-
gözeneklerimi küçültmenin peşinde koştururken buldum kendimi yine. en sevdiğim yöntem aslında en basit olanı; yeşil çay. demliğe bir poşet yeşil çay atıyorum, soğuyunca pamukla uyguluyorum. hem sıkılaştırıyor hem de cildimi ferahlatıyor. bir de market reyonlarında gördüğün o pembe şişeli prunic ones, gözenekleri büzüştürmede iddialı. ama bu işler böyle, hemen sonuç beklemeyeceksin, dediğim gibi sabır işi.
bir diğer önerim de the ordinary'nin niacinamide serumu. ama serum olduğu için tonikten sonra kullanmak lazım. sıralama önemli şu cilt bakımında, yoksa emilmez hiçbir şey.
-
şimdi şöyle bir realite var, gözeneklerin gerçekten açılıp kapanması gibi bir durum yok yani bu kızlar. ama görünümünü küçültmek mümkün. bunun için en sevdiğim şey niapam yada azelaik asit içeren tonerler oldu. misal cos de baha aha 30 serumu çok iyi ama bir de şu var, bu kadar asitli şeyi kullanırken cildin bariyerini de düşünmek lazım arada termal su falan sıkın.
e olmadı yüzünüzü yıkadıktan sonra bir pamuğa döküp bastırmadan uygulayın, silmeyin yani cildinize yedirin. manyak manyak ovalamayın şekerim.