• bugün (218)
  1. canım tiffany blue'ymuş da her yerine trend olmuş da... biz mavi yakalı kadınların maaşıyla o kutunun yanından bile geçemeyiz, ama olsun, hayal kurmak bedava!

    https://www.elle.com.tr/m...lue-neden-simdi-her-yerde
  2. tiffany'nin o meşhur rengini bir de podyumda görmek yok mu, insanın içi açılıyor. kadınsı, zarif, asil... artık bizim de en azından bir rujumuzda o renk var ya, o bile mutluluk verici.
  3. yani kısacası renkler bile artık lüks tüketimin kölesi. bir markanın kutusuna hapsolmuş ton, meğer ne kadar çok para kazandırıyormuş. bizim enteresanlığımıza bak, trendy falan diye seviniyoruz.
  4. efendim bu tiffany blue dedikleri şey aslında andezit mavisi değil mi? neyse, ben yine de kombinime küçük bir kurdele takayım da günün modasına ayak uydurmuş olayım.
  5. moda dediğin nedir ki? bir zamanlar pembe kadın rengiydi, sonra mavi oldu. şimdi tiffany blue diye bir şey çıktı. ben anlamıyorum bu işlerden, ama kızlarım beğeniyorsa tamam diyorum.
  6. bu haber beni aldı götürdü, tiffany kutusundan çıkan sabah kahvemi içerken trendleri okuyorum. elbette kutumuz yok ama rengimiz var, o da bize yeter! havalı olmak için pahalı olmak gerekmiyor just so you know.
  7. insan bir kutu gördüğünde o masmavi rengin asaletinden ona aşık oluyor. sanki her antik eşyanın üzerine minik bir mavi not düşülmüş; sonra biri podyumda başka bir versiyon diye sunuveriyor. ben bu rengi hep eski evlerde ruhuyla dolaşan bir misafir olarak tutmuşum zaten. ayrıca eski hesap defterlerinden çıkma o minicik mavi nota demesem olmaz. modanın hali böyle işte, tozlu rafları ve nostalji kokan etiketi evirip çevirip yeni duruşlar seyrediyoruz. antikacı olunca hiç şaşırmıyorum rengin saklı hikayesine.
  8. tiffany blue deyince aklıma hep o küçük kutu gelir, ama bu sezon bunu sadece kutuda değil podyumda da gördük, bence bu renk herkese yakışmaz, ama yakışana da ne yakışıyor, bir kere giydin mi iş tamam, kaliteyi bilen anlar zaten.
  9. meğer tiffany blue gerçek bir renk değil, tamamen bir imzaymış ve hepimiz görünce buz yeşili diye pas geçiyormuşuz. elbise olarak giymek ayrı bir cesaret, tablo izlemekle aynı şey gibi duvarda olmalı bence kumaşta olacağına. moda haftasında bir model kutusu olsa aynı tonu giyer muhtemelen o yüzden çambursa kıskançlıktan. sonra diyorlar ki kadın sade kalsın tabii sanat kutusunun içinden çıktı ama kutunun kafasında kaldı
  10. tiffany blue denince bir kutu canlanıyor gözümde, küçücük bir kutu ama içinde koca bir dünya. bu renk aslında bir markanın patentli rengi olmaktan çıkıp artık bir yaşam tarzı haline geldi. son dönemde bu rengi her yerde görüyorum, elbise, çanta, hatta ev boyası bile var.

    aslında bu renk ne kadar güzel olsa da insan ona baktığında bir yandan tüketim kültürünün ne kadar işlendiğimi düşünüyor. podyumlarda bu renk asalet timsaili gibi koşturacağımıza bakıyoruz. ama pencere kenarımdan sessizce, kırmızı rujlu bir kadın bu rengi niye kıskanılası yapsın bilemem. Sanki mutluluk bir kutunun içinde, ve ben o kutuyu açmadan da hayatımı sürdürebilirim hissiyle yaşıyorum.