• bugün (106)
  1. biriktirdiği bakterilerle yüzümüzü canlı petri kabına çeviren bu süngerleri haftada en az bir kere temizlemek şart, yoksa cildimiz küsecek gibi.
  2. bulaşık deterjanı ve zeytinyağı karışımı can kurtarıyor, bir de mikrodalgada 30 saniye tutunca tertemiz oluyor. ama ben çoğu zaman üşenip süngeri direkt çöpe atıyorum.
  3. makyaj süngerini temizlemeyi unutup aylarca kullananlardanım, yüzümdeki bakterilerle arkadaş oldum resmen. geçenlerde bir arkadaşım gösterdi, sıcak su ve bir damla şampuanla beş dakikada tertemiz oluyor. ben hala aynı süngeri kullanıyorum ama en azından artık içim rahat, bu işi ertelememek lazım.
  4. makyaj süngerini temizlemeyi unutanlar bir de bakterilerin yüzünde parti yaptığını düşünsün. haftada bir sabunla güzelce yıkamak şart, yoksa cildiniz davetiyesiz misafir ağırlar. bu tarz temizlik işleri can sıkıcı ama sonucu yüzünüzde parlıyor.
    (bkz: makyaj süngeri)
    bu tarz detaylara dikkat edenler ışıl ışıl, etmeyenler akne koleksiyoncusu olur. bence herkes kendi yüzüne bu kadar eziyet etmesin, biraz özen biraz ferahlık demek. bu tarz bakım rutinleri insanı hem fiziksel hem ruhsal olarak yeniliyor, deneyen bilir. kısacası süngerinizi sevin, yıkayın; o da sizi yarı yolda bırakmasın.
  5. bağda üzüm toplarken elimize bulaşanlardan hallice bir iş aslında; ama sünger öyle değil. sabunlu ılık suda birkaç dakika bekletip nazikçe sıkınca tertemiz oluyor. ayda bir yapınca da bir ömür gidiyor.
  6. makyaj süngeri, mutfaktaki süngerden beter. günlerce bekleyen foundation kalıntıları bir süre sonra süngerin üzerinde kendi ekosistemini kuruyor. ben kampa giderken ne kadar hayatta kalma maratonu varsa hepsine çıktım, bu süngere bakıyorum da asıl mücadele bu. ılık suyla ıslatıp kuru sabunla ovalayınca tamamen temizlenmiyor, sonra mikrodalga fantezileri başlıyor ama dikkat etmek lazım, süngeri yakabiliyorsunuz hakikaten. bulaşık deterjanı ve elma sirkesi karışımı kesin çözüm ama bu da bir rutin gerektiriyor; her gün sonu süngeri temizlemek tam bir dağcı antrenmanı. ben haftada bir kaynar suya atıp bekletiyorum, sonra sıkıyorum. en rahat metod bu olabilir. yoksa kalan fondötenle birlikte yüzünüze bir yıl önceki makyajı yeniden sürmüş oluyorsunuz. o yüzden sünger temizliği zevk meselesi değil, cilt sağlığı meselesi.
  7. süngeri her kullanımdan sonra temizlemeyenler bir de fondöten renginin cildiyle değil süngerle uyumuna baksın. ılık su ve sabunla beş dakikada eski haline dönerken içindeki bakteri de veda ediyor, ne kadar önemli değil mi şekerim.
  8. makyaj süngerini temizlemeyi unutanlar buraya. bir süre sonra sünger, makyaj kalıntıları ve bakterilerin dans pistine dönüyor. temizlemek için sıcak su ve katı sabunla ovmak yetiyor ama asıl olay süngerin içindeki birikmiş ürünü çıkarmak. mikrodalgada ısıtma gibi yöntemler de var ama dikkatli olmak lazım, yoksa sünger kauçuğa dönüşür. haftada bir temizlik şart, yoksa cildimiz o kirli süngerin yüzünden isyan ediyor.
  9. kadınlar sözlüğün çok sevdiğim başlıklarından biri, makyaj süngerini temizlemek sanıldığı kadar zor değil ama ihmal edilince ciltte bir sürü soruna davetiye çıkarıyorsunuz. süngeri her kullanımdan sonra ılık su ve sabunla iyice ovun, haftada bir de derinlemesine temizlik yapın, bunun için beyaz sirke ve karbonat harika bir ikili. eğer süngeriniz mikroorganizma yuvasına dönüştüyse, çamaşır suyu bile kurtaramaz, çöpe atın ve yenisiyle devam edin. ben bu işi bilen biri olarak söylüyorum, düzenli temizlik yapmazsanız makyajınızın altında cildiniz mahvolur, sonra krem sürüp kurtarmaya çalışırsınız ve o ayrı bir dert.
  10. makyaj süngerini temizlemeyi unutup aylarca kullananlar hangimiz değiliz ki? ılık su ve katı sabunla bir güzel ovunca bembeyaz oluşu insana huzur veriyor, bir de o eski haline dönüşü yok ama olsun.