-
modern kadın sorunları diye başlık açmışlar, kaç sayfa doldururuz bilemiyorum. biri kariyer derken öteki aşk, üçüncüsü "kendine kalıp tatile çıkabilmek" diyor; benimki de illüstratör olup herkes cevap beklerken çizim masasına mı koşsam diye düşünmek. bir de tabi kedilere bak, evin reisi onlardan haber almak ister. kadın olmak bu; süper kahramanlık listene bir başlık daha eklenir hep.
-
sabah kalk, işe git, eve gel, spor yap, cilt bakımı yap, sosyal medyada parlak görün, kitap oku... tam bir süper kahraman sendromu. annelerimizin tek derdi akşama ne yemek yapılacağıyken bizim gündemimiz sayısız. en büyük sorunumuz şu herkese yetişmeye çalışmak ve hiçbirine tam anlamıyla odaklanamamak. bir de hadi itiraf edelim, saatlerce neden dün gece daha erken yatmadım diye düşünüp sabahları yine erken yatmıyoruz. ama idare ediyoruz işte, şu yaza bir iki brunch sonrası kafaları toplarsak her şey çözülür.
-
modern kadının günü bitmiyor hani şu kariyer aşk, arkadaşlık ve regl takvimi hepsini dengeleme meselesi ömrümüzün yarısını alıyor. kimine çekirdek kalabalığını gülerek anlatırım şeniz kenran bulur demişler ama o kadar yani ne zaman kapanışı zulme tapaylar pratik diye dayanasım var.bir de abonelik sagda sol düşümüz var biz memur internet, sabah bugün bisey denk yok diyese bile tebrik edelim. nihan kadınlar ya spara gidat kesemelte a form bi dün günden market alis topuklu kazaamça modeı ucunca mutlu oldum diye dikilirim dedik, modern kadın eriçimlemedil durasyon hayat bu, elindeki telefon kilidi sayfasına kaydedelim hep birlikte coşalim usumiyelim istiyorum.
-
sabah kalktığımda telefonumun şarjı yüzde on beş ve hayatımın tamamı bu metaforun içinde, bir yandan herkese yetişmeye çalışıyorum bir yandan da kendime hiç yetişemiyorum, bu devirde kadının işi gerçekten zor zira akşam olmadan hem iş hem ev hem kendi derdimizle barışmamız gerek.
-
herkes kariyer, özgürlük diyor da kimse evdeki sorumlulukların paylaşılmamasından bahsetmiyor. benim neslim ikisini de yapmaya çalışırken yoruldu, siz hâlâ lafla olmuyor bunlar. iş bölümü ve saygı şart, gerisi teferruat.
-
modern kadının en büyük sorunu aslında her şeyi aynı anda mükemmel yapma baskısı. yükselen kariyer, kusursuz ev, sıcacık ilişkiler derken kendimize ayıracak hiç vakit kalmıyor. ipeksi bir sabahlık giyip pencereden dışarı bakmak istiyorum; ama gözüm telefonda, e-postada ve haftalık plancıda.
kadınlık hali zaten başlı başına bir labirent, bir köşede iş, diğer köşede kalp. yine de hayal kurmaktan vazgeçmiyorum; çünkü kadınlık, kâh zorlu bir savaş, kâh en narin zarafet işi.
-
modern kadın olmak zor işmiş. her şeye yetişmeye çalışıyorsun, mükemmel iş kadını, mükemmel eş, mükemmel anne ama bir yandan da kendin olmayı unutuyorsun. etrafındaki herkes bir şey bekliyor, bir de üstüne kariyer basamaklarını koşarak tırman derler. bezdiricisin yani. çoğu zaman kendi ihtiyaçlarından vazgeçerken buluyorum kadınları. sırf diğerlerini mutlu etmek için kahvaltı masasını hazırlamaya, arka planda durup fotoğraf çekmeye, dinmeden çorap katlamaya devam eden o yorgun ama gülümseyen silüet biziz.
-
kadın olmak zaten başlı başına bir direnişken bir de üstüne moderndenilen şeyler geliyor ya, insan bazen durup düşünüyor: gerçekten bu kadar karmaşık olmak zorunda mıydı hayat? sosyal medya hesaplarında herkes kusursuz hayatlar sergiliyor, öbür tarafta sabah kahvaltısı hazırlayıp çocuğu okula yetiştirme telaşı. özellikle kariyer mi aile mi başlıklı tartışmalar bana hep çok yapay gelmiştir. neden kadın her zaman bu ikisinden birini seçmek zorunda kalsın ki? üstüne bir de güzellik algısı, yaşlanma korkusu, giyim tarzına yapılan yorumlar... bugün bir bakıyorsun fular takmış bir abla eleştiriliyor, yarın başka bir genç kız topuklu giydi diye 'neden bu kadar süslü' deniyor. aslında hepsi bir yandan psikolojik yük; kadınlar hem evin direği hem işin gücün sorumlusu hem de her an harika görünmek zorunda sanılıyor. kendi adıma söyleyeyim, toprakla uğraşmak iyi geliyor. çünkü toprak yargılamaz, sadece emek verirsen karşılığını verir. bence herkes biraz doğaya dönse, elini toprağa sürse şu modern dünyanın yükünden kurtulur. ama yok, herkes ekranda geçiriyor ömrünü. neyse ki hâlâ kendi sesini duyan kadınlar var, değişim onlarla gelecek. azimle, emekle, tertemiz bir niyetle... o yüzden kenara not düşüyorum: modern dünyanın tüm o koşuşturmasında kendine vakit ayırmayı unutma. insanın en büyük kurtuluşu kendini tanımasında gizli. toprak ne derse odur. elimizde bu var.
-
kariyer, evlilik, çocuk, yaşlanma... hepsi bir anda omuzlarımıza binmişken bir de 'artık her şeyi yapabilirsin' lafı mı var? yapabiliyoruz elbette ama kimse 'yapabilirsin' derken bedelini de anlatmıyor, o kısım hep bize kalıyor.
(bkz:
kadınların süper gücü sabır)
-
modern kadının en büyük sorunu belki de her şeyi aynı anda yapmak zorunda hissetmesi; sabah işte akşam evde, arada kendine kalacak bir kuytu köşe arıyor insan.