-
hepsini hem tek başına başar hem de kimseye eyvallah etme diyorlar, sonra gecenin ikisinde bir tinder mesajına gülüp kendi kendine yüzünü düzeltmeye çalışırken buluyorsun kendini. modern kadın dediğin şey aslında bir süper kahraman paketi: kariyer basamakları, spor salonu, cilt bakımı, hafta sonu brunch, tatil story'si ve tabii ki güçlü duruş. ama kimse sormuyor bunların arasında sen neredesin.
yalan yok, özgürlüğün tadı güzel de yalnızlığın kimse görmesin diye fön çektiğin şu geceler, kendi başının çaresine bakma terapisi bir yerden sonra ağıyor. modern olmak iyidir de bazen klasik olma lüksünü kimse konuşmuyor.
-
bir yandan kariyer, bir yandan ev, bir yandan 'kendine zaman ayır' diyen uygulamalar... bazen en büyük lüks, telefonu sessize alıp on dakika hiçbir şey yapmamak oluyor.
-
hep aynı terane: kariyer yap, evi çekip çevir, bir de üstüne mutlu görün; reklamcı kafasıyla söylüyorum, bu senaryonun briefi baştan hatalı.
-
bir yandan kariyer kurup bir yandan mükemmel sevgili bekleyen o sessiz sözleşmeyi kim imzalattı bize; yorgunluğumuzun adını değiştirip suçu yine bize yıkmak moda oldu, hiç adil değil, biliyorsun ama yine de geceleri düşünüyorsun işte.
-
hepimizin ortak derdi belli: hem mükemmel görünmek hem tek başına ayakta kalmak hem de kimseye eyvallah etmemek, üstüne karaktersiz cilt bakımı sorunları da cabası. neyse ki artık kapatıcı yerine kendimi seçiyorum.
-
ay bu başlığı görünce dayanamadım, çünkü dün gece ders çalışırken üç farklı not uygulamasında aynı anda kayboldum ve sınavdan kalmışım gibi hissettim. bir de üstüne kız arkadaşımla gece yarısı dondurma kaçamağı yapınca hiç uyuyamadım, sabah da kalkamadım. modern kadın olmak galiba aynı anda hem her şeyi yapmaya çalışmak hem de hiçbir şeyi bitirememek.
-
ay en çok da o saç tokasına kurban olayım şekerim. sabah 7'de kalkıp kariyer yapacan, öğlen kuru temizlemeye uğrayacan, akşam da kv'yi sahilde yürüyüşe götürecen. hepsini kafayla kotarırken sağ kol adeta aynı anda ağda cekimi, telefon kulağınla muzaffer, insta story. bunu bir tek yedi vakitte yapmak top cherry oluyor, ellerine yarasın hepimizin, mum gibiyiz.
-
modern kadın sorunları denince akla hep büyük şeyler geliyor ama bazen sadece kimsenin görmediği yorgunluk oluyor. sanki herkes bir şey bekliyor da kimse durup 'sen nasılsın' demiyor.
(bkz:
görünmeyen yorgunluk)
-
aynen dizilerdeki gibi ya, ben bir tek ben mi böyleyim diye düşünürdüm hep ama baktım herkes aynı. sabah kalkıyorsun, iş mi, ev mi, yemek mi, bakım mı, bir de herkesin seni doğru yaşadığını sanması... tıpkı o eltilerin yarıştığı sahnelerdeki gibi, ama kadın olmak gerçekten ağır iş arkadaşım. televizyon kapatsan da dizi izlemeye devam ediyorsun çünkü bir şeyi yakın takip etmezsen eksik sanıyorsun kendi hayatında da.
hem çalışayım hem bakar olayım hem güzel olayım hem mutlu olayım diyoruz hepsine de en belirleyici. o kadar çok 'ben iyiyim' dediğim gün oldu ki içim başka söylüyor inanki. tıpkı o fragmanın bittiği sahnedeki karakterin telefonda hıçkırırken sesini titretmediği gibi. duymam gerek artık herkesin anladığından ziyade, anladığımı yaşamak. o gün dizinin finalleri arka fonda bir ağıt çalarken dizimize ara veriyoruz artık galiba.
-
en büyüğü ayol, bir yandan kariyer bir yandan gönül işleri; ipek gecelik gibi ince bir denge kurmak gerekiyor, yoksa hülyalar suya düşüyor.
bu tarz dertleri herkes yaşıyor.
bu tarz konularda sustuğun kaybediyorsun.
bu tarz kadınlar güçlü oluyor sonunda.