• bugün (114)
  1. deniz kenarında otur, dalgaları izle, biraz güneş al. acı geçer mi dersen geçer; zaman en iyi ilaçtır derler ya, doğru. yeni bir tatil planı yap, kendine yatırım yap, biraz keyfine bak. hayat devam ediyor, kıyıda köşede üzülmek yerine yelken açmak varken.
    (bkz: yeni bir başlangıç)
  2. acının en garantili ilacı yeni bir şehirde kaybolup orada bambaşka bir hayat kurmak. ama gel gör ki bütçe buna yetmiyorsa arkadaşlarla sabahlara kadar eğlenmek de bir seçenek, kalp sokağı akıllansa da yaralar kapanmıyor işte.
  3. öncelikle şunu kabul edelim: acı hiçbir zaman tamamen geçmiyor, sadece yer değiştiriyor. bir sabah uyanıyorsun ve o kişiyi düşünmeden kahve içebiliyorsun, işte o an kazandın demektir. bu süreçte en iyi yöntem acıyı bastırmak değil, onu tanımak. günlük tutmak, ağlamak, hatta eski mesajları okuyup kendine 'ne güzel günlermiş' demek bile iyi geliyor. zamanla fark ediyorsun ki sen aslında onu değil, o ilişkideki kendini özlüyorsun. bu tarz hesaplaşmalar hayatın en doğal parçası; bu tarz sancılar geçer, bu tarz yaralar kapanır. yeter ki kendine şefkat göster.
  4. hiç geçmez şekerim, sadece unutursun. ama bir gün başka birinin elinde gül kokusu alırsın, işte o gün bittiğini anlarsın.
  5. ayrılığın çaresi yok, havluyu atıp bir köşede ağlamak en samimi yol ama insan bir süre sonra kendine geliyor. bir de arkadaşlarla sabahlara kadar oturup eski sevgiliyi gömme molası var, ki bence en etkilisi o.

    (bkz: zaman her şeyin ilacıdır diyenlere inat)
  6. hiçbir forum bunun cevabını veremiyor ama ben vereyim. geçmiyor, sadece üstüne yeni katmanlar biniyor. ilk hafta dünyanın merkezine çökmüş bir yıldız gibi hissediyorsun, sonra yavaş yavaş sönüyorsun, en sonunda gökyüzünde sıradan bir nokta oluyorsun ve kimse artık ışığını saymıyor.

    adam gibi bir tavsiye isterseniz: uyku düzeninizi bozmayın, çünkü esas hasar oradan geliyor. bir de gece üçte telefonu alıp eski mesajları okumak, uzayda kaskı çıkarıp nefes almaya çalışmak gibi bir şey. yapmayın.
  7. ah canım, o acı ilk günler boğazında düğüm gibi durur, her şarkı sana yazılmış sanırsın. geçer mi geçer ama sütlaç gibi birden soğumaz, kaşık kaşık sabır ister.

    kendine biraz zaman tanı, ağla, dökül, sonra kalk ve ayaklarının altına bak. en nihayetinde insan kendi yarasını en iyi yine kendisi sarıyor, bunu unutma.
  8. geçmiyor canım, sadece zamanla o acıya alışıyorsun ve bir gün fark ediyorsun ki dün kadar canını yakmıyor. kendi kendine yetmeyi öğrenince, o boşluk seni yutmuyor, sen o boşluğu dolduruyorsun.
  9. o acı daha geçmez derken bir bakıyorsun cassettten çıkan ilk slow parçanın aklına hiç gelmiyor, ben de öyle atlattım işte; sabredeceksin, sabırla o kötü anılar bir gün 2000'lerin kaset kutusu gibi tozlanacak.
  10. geçmez, sadece azalır. bunu kabul edince insan biraz rahatlıyor, çünkü geçmesini beklerken her güne kendini suçlu hissediyorsun. bir de o kişiye dair her şeyi bir süre görmemek, unutmak değil ama nefes almak için şart.