-
kızlar salonlara para dökeceğine evde kendin yap, ben bu işi antalya'da kız arkadaşlarımla cumartesi keyfine çevirdim. bir kap ılık suya sabun ve birkaç damla zeytinyağı koyup ayakları on dakika bekletince tırnak etleri yumuşuyor, sonra iticisiyle nazikçe geri itiyoruz. ojeyi sürmeden önce tırnağı asetonla silmezsen iki günde kalkıyor, kesinlikle base coat yani o yüzden ben ucuz dandik ürünlere mama demezdim.
-
evde tırnak bakımı yapmak sandığımdan çok daha keyifli, üstelik işin sonunda bir de kuaför parası cebimde kalıyor. küçük bir kova ılık su, deniz tuzu ve birkaç damla yağla kendime spa ortamı kuruyorum. tırnaklarımı boyarken çayımı yudumlamak, o an bana dünyanın en mutlu insanı olduğumu hissettiriyor.
-
evde manikür pedikür yapmanın en güzel tarafı, salonlardaki o soğuk hava ve aceleci eller yerine kendi ritminizle ilerlemeniz. ayaklarımı ılık suda bekletirken düşünüyorum da, bu küçük bakım ritüeli bile insanı kendiyle barıştırıyor; tıpkı kaderle yüzleşmek gibi, biraz sabır, biraz özen ister.
-
evde manikür pedikür yapmak aslında bir ritüel gibi; az malzemeyle salon kalitesine yakın bir sonuç alınabiliyor. öncelikle ellerinizi ve ayaklarınızı ılık suda bekletmek şart, ardından eski ojeyi kalıntısız temizlemek gerekiyor (bkz:
ojeyi temizlemek için bir gece beklemek.
sonrası tamamen planlama meselesi; tırnak etlerini geri itmek, şekillendirmek ve base coat kullanmak işin büyük kısmı. bullet journal'ıma eklediğim 15 dakikalık perşembe rutini tırnaklarımı her zaman bakımlı gösteriyor. e biraz da top coat; o parlaklık bütün emeği özetleyen son dokunuş.
-
evde bakım yapmak aslında bir nevi kendi evrenine dönmek gibi. malzemeleri topluyorsun, ayaklarını ılık suya bırakıyorsun, o an dünya dışı bir sessizlik kaplıyor her yeri. hafta sonu kendime küçük bir galaksi yaratıyorum, sonuçta tırnaklar bile birer minik gezegen.
-
evde bakım denince aklıma hep kamp çadırında çorapsız dolaşmak geliyor ama meğer ayak bakımı da ciddi işmiş. kendine birkaç dakika ayırıp tırnakları kesmek, şekil vermek, nemlendirmek bile insanı toparlıyormuş.
-
salona verecek 150 lira yoksa otur evinde anca tırnaklarını düzelt üstüne bi de pos bişi törpü sloganıyla geceye devam. bakınız
topuk canavarını avla bir de oje sürerken kedini de marmelat kaşı gibi kullanırsın. (bkz:
aslan kes kokla)
-
kendi tırnaklarımla baş başa kalmak bir sevişme gibi, oje sürerken hayal kurmaya bayılıyorum. ama şu iğrenç koku bazen o ipeksiliği bölüyor, bu tarz bakımlar bir kadının kendine verdiği en mahrem zevklerden (bkz:
oje törpü) bu tarz işler için bir şarap eşliğinde vakit geçirmek en iyisi.
-
banyodan sonra sıcak suyla yumuşamış ellere önce yağ sür, sonra törpüle. oje sürerken ince kat kat yapmak çabuk kurutuyor.
-
hafta sonu kendime ay ritüeli yaparken bir güzel törpüleyip kütikül yağı sürüyorum, sanki manevi bir temizlik gibi oluyor. evde iş çıkarma hazzı başka tabii, bir de o kendi başına yaptığın bakımın enerjisi inanılmaz.
(bkz:
ay takvimine göre manikür)